Yazı Detayı
21 Ocak 2019 - Pazartesi 09:34
 
YAŞAMDA DEĞERLER
Doc. Dr SELMA SABANCIOĞULLARI
Doç. Dr. Selma SABANCIOĞULLARI Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Suşehri Sağlık Yüksekokulu, Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalında öğretim üyesi (Doçent Doktor) olarak görev yapmaktadır. Sabancıoğulları’nın 60’a yakın uluslararası ve ulusal bilimsel makalesi ile beş bilimsel kitapta bölüm yazarlığı, 70’in üzerinde uluslararası ve ulusal kongre, sempozyum ve bilimsel toplantılarda sunulan bilimsel bildirisi bulunmaktadır. Çalışma alanları ruh sağlığı, ruhsal bozukluklar, toplum ruh sağlığı, etkili iletişim ve ilişkiler, çocuk-ergen ruh sağlığı, anne-baba tutumları ve evlilik ilişkileridir. Yabancı dili İngilizcedir.
 
 
Sağlam temelleri olan şey kökünden koparılıp atılamaz. Kararlı bir şekilde sımsıkı tutulan şey kayıp düşemez. Ona nesiller boyu hürmet edilecektir… LAO TSU…

Değerlerimize ne oldu? Nerde o eski günler, kadir kıymet bilmeler…Bizim zamanımız böyle miydi?, Toplumda değer diye bir şey kalmadı gibi söylemler son zamanlarda çok sık söylenir oldu. Bu söylemler toplumsal değerlerimizi kaybettiğimize dair endişe verici olabileceği gibi, değerlerimize ilişkin bir farkındalık ve bilinç oluşması anlamında memnuniyet verici de olabilir…

Toplumda değerler ile ilgili önemli bir eksiklik olmakla birlikte, kaybedildiğini söylemek yerine değiştiğini söylemek daha doğru olabilir. Çünkü değerler yaşamımızın içindedir, yaşamdaki seçimlerimizin ve gösterdiğimiz davranışlarımızın altında yatan, davranışlarımıza yön veren inanç ve tutumlarımızdır. Kendimizle, diğer insanlarla ve yaşamla ilişkilerimizi düzenleyen, yaşamımıza yön veren, anlam kazandıran değerlerimizdir…

Değerleri öğrenmeye ve içselleştirmeye erken yaşlarda başlarız ve bu süreci yaşamımız boyunca sürdürürüz. Değerleri önce ailemizin içinde anne-baba, kardeş, yakın akraba, sonra yakın sosyal çevre, okul, öğretmen, arkadaş ve toplumla etkileşimlerimiz sonucunda aynı konuşmayı öğrendiğimiz gibi son derece doğal ve kendiliğinden öğreniriz. Dolayısıyla çocuklarda değerler söylemekle değil, çocuğun anne babasını ve çevredeki diğer kişileri gözlemlemesi ve model alması ile oluşmaktadır. Anne babaların çocuklarına değer öğretimi ile ilgili bilinçli olmaları, davranışları ile ilgili örnek oluşturmaları son derece önemlidir. Çoğunlukla farkında olmadan öğrendiğimiz ailemizin değerlerini benimsemekle ve uygulamakla birlikte, çevre ve toplumla etkileşimimiz sonucu öğrendiğimiz değerleri de kendi kişisel değerlerimiz olarak yaşamımıza aktarabiliriz. Bu noktada da öğretmenlerin öğrencilere hangi değerleri nasıl öğrettikleri ve öğrencilerine nasıl model oldukları önemlidir. Bilinçli ya da bilinçli olmayan yollarla öğrendiğimiz değerler bizim karakterimizin bir parçası olur. Bazı değerler yaşamımız boyunca aynı kalırken, bazıları ise bireysel gelişimimize ve deneyimlerimize bağlı olarak değişebilir ya da farklılaşabilir…

Değerler iki gruba ayrılır. Tüm dünya insanları için geçerli olan evrensel değerler ve kişisel değerlerdir. Evrensel değerler, gerçeğe saygı, kişisel bütünlük, hakkaniyet ve adil olma, insan onuruna saygı, hizmet ve sevgidir…

Değerler yaşamımızı ve davranışlarımızı şekillendirir. Doğruluk ve gerçeğe saygı önemli bir değerdir. Gerçeğe saygı “gerçeğin bizim isteğimize göre değiştirilemeyeceği inancı” ve “davranışlarımızı gerçeği düşünerek yapmak” demektir. Bu değere sahip olan kişi gördüğünü olduğu gibi söyler. Abartma ve ekleme yapmaz. Gerçeklere saygılı bir şekilde bildiği kadarını ifade eder. Gerçeğe saygının olduğu bir yerde yalan söyleme olmaz. Gerçeğe saygı olmadığında gördüğünün yanına bir şey ekleme, çarpıtma, gerçeği inkar etme ya da tam tersini söyleme olabilir. Bilmediği halde bilir gibi konuşulabilir. Güçlünün ya da otoritenin dediği yanlış olsa bile doğru olur. Yalan söyleme olabilir…

Hakkaniyet ve adil olma önemli bir başka değerdir. Eşitlikten farklıdır. Eşitlik her zaman adil olmanızı sağlamaz. Bilgi ve becerileri, yetenekleri farklı olan kişilere eşit davranmak adına aynı yaklaşımı göstermek adil bir yaklaşım değildir. Hakkaniyet, haklı olana hakkını vermek demektir. Bu değerlerin yaşandığı ortamlarda haklı isen güçlü olursun. Hakkaniyet bir değer olmadığında ise ne yazık ki güçlü olan haklı olabilir. Hak yeme, çıkarcılık ve hırsızlık yaygınlaşabilir…

Bir başka önemli değer kişisel bütünlüktür. İnsanın özünün, sözünün ve davranışının bir bütün içinde, söyledikleri ile yaptıkları arasında uyum olmasıdır. Mevlana’nın dediği gibi “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol”. Kişisel bütünlüğü olan kişi inandığı değerler çerçevesinde yaşamını oluşturur, kişilere ve olaylara göre değişmeyen ilkelere sahiptir ve ilkelerine göre hareket eder. Söyledikleri ile yaptıkları uyumlu olmayan bir kişiye güvenir misiniz? Kişisel bütünlük olduğunda güvenilirde olursunuz. Bizim için güvenilir olmak önemli bir değerse verdiğimiz sözleri yerine getiririz ya da yerine getiremeyeceğimiz sözleri vermeyiz. Kişisel bütünlük olmadığında ise sözünüzün gücü kalmaz, güvenilmez olursunuz…

İnsan onuruna saygı hakkı doğuştan gelen bir değerdir. İnsan sadece insan olduğu için saygıyı hak etmektedir. İnsan onurunun bir değer olarak kabul edildiği ortamlarda en üst mevkideki bir kişi ile en alt mevkideki bir kişi ya da bir çocukla bir yetişkinin onuru aynı düzeydedir...

Hizmet etme önemli bir diğer değerdir. İnsanların yaşamı birbirine bağlıdır. Başkalarının iyiliği için bir şeyler yapma, diğerlerinin gereksinimlerini karşılama, başkalarına yardım etme isteği içinde olmadır. Yeri geldiğinde toplumun ya da ülkenin çıkarları için kendi çıkarlarını göz ardı etmeyi gerektirir…

Sevgi, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Kendimiz dışındaki bir varlığa sevgi ile yaklaşabilmek, o varlığın gerçeklerini anlayabilmek, kabul etmek ve bir çıkar amacı gütmeksizin hareket etmeyi gerektirir…

Kişisel varoluşumuzla ilgili sahip olduğumuz değerler, dürüstlük, inandığını söyleyebilme cesareti, barışçıl olma, vefa, kendini var etme, ölçülü olma, başkalarını anlama, kendimize ve diğer insanların inançlarına saygılı olmaktır. Saygı kişisel değerlerimiz arasında yer alıyor ise otobüste yaşlılara yer veririz, başkalarının düşüncesini yargılamadan önce, ne demek istediğini anlamaya çalışırız. Karşımızdakine ismi ile hitap eder, selam veririz. Farklılıkları tolere edebiliriz. Markette, bankada, alışverişte sıramızı bekleme konusunda sıkıntı yaşamaz, başkalarının sırasını almaya, başkalarının önüne geçmeye çalışmayız. Kendini var etme önemli bir değer ise kendimizi geliştirmek için kitap okur, seyahat eder, yeni uğraşı ve beceriler öğrenmek için gayret gösteririz. Ölçülü olmak yine önemli bir kişisel değerdir. Ölçülü olan kişi öfkesinde de, sevincinde de ölçülü olur. Öfkesi nedeni ile başkalarına ya da çevresine zarar vermez. Bir başka kişisel değer kendimize ve diğer insanların inançlarına saygılı olmaktır. Kendisine ve başkalarına saygısı olan kişi sınırlarının bilincinde olur ve ilişkilerini bu çerçevede düzenleyebilir. Empati bizim için bir değerse, karşımdaki kişi neden benim düşündüğümden farklı düşünüyor? Diye kendimize sorarız ve anlamaya çalışırız. Kişilerarası ilişkide ve toplum içinde ilişki kalitesini belirleyen en temel değer empatidir. İlişkilerde empati olmaz ise yanlış anlamalar, ön yargılar ve uzun vadede birbirini ezme, ötekileştirme yaygınlaşır…

Değerlerimizin farkına varmak önemlidir. Genellikle değerlerimizin farkında olmadan önceden programlanmışız gibi otomatik olarak davranışlarımızı yerine getiririz. Ya da benden bunu yapmam beklenirdi diyerek, bizden ne bekleniyorsa onu yaparız. Ya da içselleştirdiğimiz bir özelliğimiz olduğu için yaparız. Sizin davranışlarınızın gerisindeki gerekçeniz/değeriniz nedir? Değerlerimizin farkında olursak önceden planlanmış programa göre davranmak yerine kendi değerlerimizi seçme ve onlara göre davranma şansını elde ederiz. Ayrıca, kendi değerlerimizi fark ettiğimiz ve bildiğimiz ölçüde bir başkasının değerlerini de gerçekten anlayabiliriz…

Değerlerinizin farkında olmak için günlük yaşamdaki davranış ve seçimlerinizi yazabilir ve bunların altındaki sizi motive eden isteği/değeri bulabilirsiniz. Bu davranışınızın sonucunda kısa ve uzun vade de ne kazanacağınızı araştırabilirsiniz. Bu çalışma sizin değerlerinizi keşfetmeniz için bir başlangıç olabilir. Yanı sıra karşılaşılan durumlarda gösterilen kişisel tepkilerin ve deneyimlerin günlüğünü tutmak, bir tartışmanın diğer tarafını ele almak, farklı düşüncelere sahip insanlarla görüşmek, küçük grup tartışmaları yapmak değerlerinizi fark etmenize yardım edebilir…

Bir toplumun gelişebilmesi için toplumu oluşturan kişilerin değerlerinin güçlü olması gerekmektedir. Kişinin kendisine hesap verdiği değerleri olmalıdır. Değerleriniz ışığında anlamlı, coşkulu, güçlü ve başarılı bir hayat yaşamanızı dilerim… Sağlıcakla kalın…
 
Etiketler: YAŞAMDA, DEĞERLER,
Yorumlar
Haber Yazılımı