Yazı Detayı
06 Ocak 2019 - Pazar 18:06
 
SOSYAL VARLIK OLARAK İNSAN
NECMETTİN TÜRKEKUL
Eğitimci - Açı Okulları Kurucusu
 
 
İnsan, yaşamını sürdürebilmek için toplumsal ortama ihtiyaç duyan bir varlıktır. Onu diğer canlılardan ayıran da tüm ihtiyaçlarını toplumdan, karşılıklı etkileşim içinde karşılamak zorunda olmasıdır.

Yaratıcı, insanın toplumsal bir hayat sürmesini istediğinden olsa gerek; fizyolojik ihtiyaçlarının yanında güvende olma, barınma, korunma,sevilme ve kendini gerçekleştirme arzuları ile donatmıştır. Bu istek ve ihtiyaçlarını da bilinçli olarak gerçekleştirir. Oysa insan dışındaki canlılar için fizyolojik ihtiyaçlar ortak iken, bilinç, düşünme gibi aktiviteler anlamsız olmaktadır.

Çünkü diğer canlılar annesinden doğduğunda ya da yumurtadan çıktığında hemen ihtiyaç duyduğu şeyleri ya çevresinde hazır bulur ya da ihtiyaçlarının peşine düşmek için gerekli donanımlara sahiptir. Bu canlılar hayatta kalmak için yapmaları gerekenlerin tamamını içgüdüsel olarak yaparlar. Oysa insan belli bir olgunluğa ulaşana kadar kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılamaktan aciz haldedir.

Yine insan dışındaki tüm canlılar ya korunmak ya da avlanmak için kesici dişlere, güçlü pençelere, dayanıklı derilere, yüksek hıza, çeşitli zehirlere ve büyük güce sahiptirler. Ancak insan bu niteliklerden hiç birine sahip değildir. Buradan bakıldığında insan aciz bir yaratıktır.

Ancak yaratıcı hiç bir canlıya vermediği bir şeyi insana bahşetmiştir. O da akıldır. Bu özelliği ile insan, tüm canlılara ve doğaya galip gelebilmeyi başarmış ve kendi kurallarını onlara kabul ettirebilmiştir. İnsan, doğal zırhlar yerine sahip olduğu akıl ve düşünebilme yeteneği ile diğer canlılardan ayrılmaktadır.

Bireysel olarak yaban hayatı ve hemcinsleriyle tek başına mücadele etme imkanına sahip olmayan insan bu mücadeleyi yapabilmek için topluluklar olarak yaşamak zorundadır. Sosyal bir ortamda yaşamak keyfiyet değil bir zarurettir. İşte bu yüzdendir ki toplumsal yapı bir dişlinin çarkları gibi birbirine muhtaçtır.

Tarihsel süreçte bir çok filozof çeşitli devlet tanımlamaları yapmışlardır. Sokrates’den Aristo’ya, İbn-i Rüşt’ten Farabiye, İbn-i Haldun’a kadar bir çok düşünür sistematiği farklı bile olsa özde benzer ve toplum odaklı bir devlet tanımlaması yapmışlardır. Tüm tanımlamalar sosyal yapının, dayanışması, ve anlaşması zorunluluğu üzerine kurulmuştur.

Günümüzde, bu gerçekliği sanki unutulmuş gibi davranan ve bireyselliği önceleyen ekonomik, sosyal ve siyasal bir yapıyla karşı karşıyayız. Tüm toplumsa sanki birbirine ihtiyaç duymayan yalnız kendileri için yaşayan bireylerden oluşmaktaymış gibi bir anlayış oldukça yaygınlaşmıştır. Neredeysen hiç kimse çevresindekilerin durumlarından haberdar olamamaktadır. Hatta haberdar olmaya gönüllü de değillerdir. Halen her yerde bireysellik ve egoizmin esintileri görünür durumdadır. Sosyal medya kullanan insanlar, binlerce arkadaşa sahip olabilirken, gerçekte çevrelerinde çay içip sohbet edebilecek kimseyi bulamamanın ızdırabını çekmektedir.

Düşünmelerin tartışılmadığı yerde farklılıklar tolere edilemez bu da yeni fikri gelişmelere kapalı, orijinallikten uzak ve körü körüne ferdileşme ve şahsileşmeyi teşvik eden bir dönüşümü destekler.

Düşünmeyen insan, yeni şeyler bulma ve icat çıkarma yeteneklerine sahip değildir. Ona medya ne gösteriyorsa onu taklit etme arzusu ile hiçbir kabiliyetini gereğince geliştirememektedir. Olaylar karşısında her zaman yalnız kalır. Dünyada olup bitenler ile tek başına mücadele edemez. Olaylar karşısında mücadele edemeyen zavallı yaratıklar haline dönüşür. Bu tür insanlardan oluşan bir toplum da, dayanışma yerine mecburi köleler durumunu kabullenmekten başka bir çare bulamaz.

Sonuç olarak toplumsal yapının korunması onu oluşturan tüm bireylerin mecburiyetidir. İşte bu nedenle “ben” yerine “biz” mefhumunu önceleyen, aklen ve fikren üretken olan nesiller yetiştirmek zorundayız. Bunun için çok doğru şıkkı bulmayı bir marifet olarak göstermek ve bunu bir zeka emaresi olarak topluma dikte ettirmeye çalışmaktan vaz geçip dostları, arkadaşları olan akrabalarının hal ve hatırın soran dayanışma ve yardımlaşmayı bilen. Çevresiyle güvende olma hissine sahip olan nesiller yetiştirmek zorundayız.

Aksi halde yalnız, mutsuz, umutsuz ve gönüllü köle nesiller gelecekte toplumun temellerini dinamitleyecek ve paramparça edecektir. Vesselam.
 
Etiketler: SOSYAL, VARLIK, OLARAK, İNSAN, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
25 Haziran 2019
BOZULDU
20 Haziran 2019
NE YAPSIN?
17 Haziran 2019
OKU DEDEN GİBİ OL!
14 Haziran 2019
MEZUN ÖĞRENCİLERE
09 Haziran 2019
PAGAN İNANCI-ATEİZM VE VAHŞİ GELECEK
03 Haziran 2019
ÖZGÜRLÜK
27 Mayıs 2019
GELECEK ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
24 Mayıs 2019
YİNE
23 Mayıs 2019
ÇAM KOZALAĞI VE GENÇLİK
16 Mayıs 2019
SEN DEĞİL MİSİN?
13 Mayıs 2019
ALGI HERŞEYDİR!
11 Mayıs 2019
OLMA
06 Mayıs 2019
TERÖRİZM İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?
26 Nisan 2019
HOŞGELDİNİZ
22 Nisan 2019
SENYORAJ HAKKI
18 Nisan 2019
UNUTTUK
15 Nisan 2019
EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÜZERİNE
12 Nisan 2019
Necmettin Kuyucuy’a
08 Nisan 2019
BLOKCHAİN -İŞLEMİN NİKAHI
03 Nisan 2019
AŞKIN ELİNDEN
01 Nisan 2019
DÜŞÜNCE
29 Mart 2019
BATIL BATIYA
25 Mart 2019
DATAİZM
21 Mart 2019
FOBİNİZ İSLAM MI?
18 Mart 2019
ZAFERİ MUAZZAMA ÇANAKKALE
11 Mart 2019
YENİDEN BİZ OLABİLİR MİYİZ?
06 Mart 2019
EY GAFİL
04 Mart 2019
DİKKAT “DA VİNCi” ÇIKABİLİR
28 Şubat 2019
SAKIN UNUTMA
24 Şubat 2019
MUHASEBE
21 Şubat 2019
DİKKAT ET
18 Şubat 2019
ORYANTALİZM
13 Şubat 2019
BUNU BİL
11 Şubat 2019
DİJİTAL DERSHANE Mİ?
06 Şubat 2019
NEDENDİR?
04 Şubat 2019
YENİ SINAV SİSTEMİ
31 Ocak 2019
HATAYA DÜŞME
28 Ocak 2019
TEŞEKKÜRLER ÖĞRETMENİM
23 Ocak 2019
ANAM - BABAM’A ARZ-I HALİM
21 Ocak 2019
BÖLGESEL VE KÜRESEL DENKLEMDEKİ KİLİT ÜLKE İRAN
17 Ocak 2019
ACEP
13 Ocak 2019
FARKINDA MISINIZ! YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR.
09 Ocak 2019
MODERN DÜNYA DERLER NEREDE HANİ?
02 Ocak 2019
BİZE KALDI BU VATAN
29 Aralık 2018
DİKEY TARIM NE DEMEK?
26 Aralık 2018
ADEMOĞLU
24 Aralık 2018
AVRUPA KÜLTÜRÜNÜN KAYNAĞI: PAGANİZM
19 Aralık 2018
UZAK OLSUNLAR
16 Aralık 2018
TOPRAK KÜLTÜRÜ
12 Aralık 2018
HAK’IN RIZASI
09 Aralık 2018
YEMEN’İN HALLERİ
06 Aralık 2018
BİZDEKİ HALLER
02 Aralık 2018
VATAN PARÇASI KIBRIS
28 Kasım 2018
EYVAH CİHANDA YANGIN VAR
26 Kasım 2018
YAPAY ZEKA
22 Kasım 2018
AŞK DESTANI
19 Kasım 2018
STANFORD ÜNİVERSİTESİ VE SİLİKON VADİSİ
14 Kasım 2018
ÜÇ GÜNLÜK HİKAYE
11 Kasım 2018
TÜRKLERİN ÇEVREYLE İMTİHANI
08 Kasım 2018
HALİ NİCEDİR
03 Kasım 2018
ATEŞ KÜLTÜRÜ
31 Ekim 2018
DEMİŞLER
28 Ekim 2018
TARİH TEKERRÜR MÜ EDER?
24 Ekim 2018
DÜNYA DEDİĞİN
21 Ekim 2018
KUTULAR VE HAYAT
17 Ekim 2018
OĞUL
14 Ekim 2018
SİGARA VE DUMAN
10 Ekim 2018
NASIL BİR EĞİTİM?
05 Ekim 2018
ALLAHIN’IN SÖZÜ VAR
03 Ekim 2018
NASIL BİR EĞİTİM?
30 Eylül 2018
MERHABA
26 Eylül 2018
ÇİMENTOMUZ DOĞRULUK
Haber Yazılımı