Yazı Detayı
04 Kasım 2018 - Pazar 20:40
 
SERÇE ŞARKISI
TUBA İŞBİLİR
Tuba işbilir, Üniversite öğrenimini Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlamış olup iyi bir eğitimci olmayı hedefledi.
 
 
“Bak dünya serçe şarkıları ezberliyor, bir bak
Yetim bir çocuğun babasız geçirdiği ilk gün başlıyor sanki” *

Yetim bir kalbin en anlamlı şarkısı nedir bilir misin? Serçe şarkıları ezberlemek… Usulca dokunmak bir başkasının kalbine, şifa niyetine bakmak gözlerine.

Bazen fazla açılmama gerek kalmadan görüyorum ki ne çok kişiyiz şu dünyada. Yeri geldiğinde kocaman yeri geldiğinde küçücük olan şu şişko dünyada nüfuz sayımına bakmaksızın ne çok KİŞİYİZ. Mutlu kişi, mutsuz kişi, iyi, kötü, merhametli, katı, şirin, cana yakın, samimi, soğuk… Kişi ve kişileriz. Bazılarımız tüm bunların bir çoğu yada bir kaçı birden..

Ama ki bazı kalpler; Loreena Mckennitt’in La serenissima eseri gibidir, naif bir kır çiçeği. Enstrümanı güçlü, melodisi yumuşak bir müzik gibi. İşte o kalplere yani kişilere ultra özen verilmeli.

Çünkü onlar kendilerini takdir etmeyi bilmezler, unuturlar kendilerini ‘bir başkasının tebessümüne sebep olmanın verdiği hazzı’ bilirler sadece.

Kalplerine kötülük yakıştırmamış, hayatın kirli oyunlarına alet olmamış tek derdi bir insanı kırmaktan korkmak olan o dupduru insanların gözlerine iyi bakın. Aslında tüm insanların gözlerine iyi bakın, iyi bakın ki kalp kırmanın bir insanı incitmenin ne kadar büyük bir hak olduğunu hatırlayabilin.

Kendi zaaflarınızın dikenli sözcüklerini bir çiçeğe saplamanın fiili bir cinayetten farkı olmadığını hatırlayabilelim. Hak ettiğini düşünsen de bu yalnızca senin düşüncen olduğunu, kalbini yarıp da bakma şansın olmadığı için, içinde ne taşıdığını bilmemenin verdiği acziyetle dilindeki dikeni kendisine batırmayı bilmeli bir insan, derim ben. Çünkü kimin nereden yaralandığını asla bilemeyiz.

Şu başına buyruk dünyanın taraftarları yanında mükemmel kalabilecek insanlar tanıdım. Bir el uzatsam da kuşlar kanat çırpsa yüreğinde diyen, o hassas, kendi çemberi içinde kendi gizemini korumaya çalışan gözünün yaşını kendi parmak uçlarıyla silmeye mahkum dünyanın gölgesinde kalmış Ay ışığında çiçek açan insanlar..

Tüm kalbiyle insanlara açılan kimseye zararı olmayan bulut yüklü yetim bir kalptir benim nezdimde o insanlar. Çünkü çoğunca fark edilmemiş bir yalnızlığın, yalınlığın tanımı gibidir onlar. Bir kenarda sessiz, mütebessim keşfedilmeyi bekler, dolu dolu bakarlar dünyaya.

Ve hep Hz. Peygamber’in yetimi nasıl koruduğunu onların haklarına nasıl riayet ettiğini hatırlar, bir yetimin başını okşamanın sevabı olarak yetimin saç teli sayısınca gösterdiği mizanseli yad ederim ve bu misale göre okşamak isterim o güzel kalpleri.

Hepimizde bir parça olan değerleri yitirmeden asude bir bahçe içinde belalardan uzak yaşamak isteriz muhakkak. Oysa bu bahçe dış dünyanın saldırısıyla talan oluverir çoğu zaman.

Yuva yıkanın yuvası olmaz misali kimsenin gül bahçesine dokunmaya hakkımız olmadığını hatırlatır, kendimiz için çizdiğimiz güvenlik sınırının aşılmamasını hepimiz adına temenni ederim…
 
Etiketler: SERÇE, ŞARKISI,
Yorumlar
Haber Yazılımı