Yazı Detayı
18 Şubat 2019 - Pazartesi 11:10
 
ORYANTALİZM
NECMETTİN TÜRKEKUL
Eğitimci - Açı Okulları Kurucusu
 
 
17 yy dan başlayarak Batı toplumlarında İslamın algılanması, ona karşı duyulan bir merakın değil de onu seküler hale getirmek için yapılan değiştirme çabasının bir sonucu olarak oryantalizm akımı doğmuştur.

Bu anlayış; İslam tarihini, felsefesini, köklerini incelemek, araştırmak ve kendi amaçlarına uygun bir şekilde kullanmak amacıyla otaya çıkan bir akım olarak doğunun dil ve gramer yapısını kolayca anlayabilmek için çok sayıda sözlükler ve kitaplar neşretmeyle işe başlamıştır.

İngilizler, İslam terminolojisi ve felsefesini kavramak amacıyla Oxford ‘da İslam Araştırma Enstitüsünü kurmaları da İslamı sekülerleştirme çabasının bir göstergesidir.

Enstitünün başkanı olan Edward Pocockeb’in yazdığı eserinde ilk defa, o zamana kadar Avrupa’ya ulaşan bilgileri orijinal Arapça kaynaklarla karşılaştırmış ve Müslümanları batılı bir bilim adamı gözüyle incelemiş, böylece İslâm’ın ve entelektüel tarihinin fotoğrafını, Hristiyan teolojisinin perspektifinden, ortaya koymaya çalışmıştır.

Onun ardından başlayan Batı’da klasik oryantalizm, İslam’ı her yönüyle araştırma ve anlama çabasına girmiştir. Bu çaba sonucunda Edward Said’e göre Batı’da 17 ile 20. yy arasındaki üç yüz yılda, yüksek lisans , doktora, doçentlik ve profluk tezlerinin yazılmasının yanında söz konusu bu dönemde yazılan eser sayısı 60 bini aşmıştır.

Batılıların yaptığı bu çalışmaların amacı İslam’ı anlamak ve onun güzelliklerini hayatlarına aktarma olmayıp, onu batının görmek istediği şekle ve şablona oturtup işlevsiz hale sokmaktan ibarettir.

Macar asıllı Oryantalist İgnac Goldziher’e göre, “İslâm inanışının, Avrupa aydınlanması fikriyatının Hıristiyanlık ve Yahudiliğe uyguladığı seküler yöntemleri esas almaması veya buna uymaması durumunda yaşama şansının olmaması ya da batı tarafından yaşatılmaması” gerektiğini söyler.

Bunun için Oryantalizmin ortaya çıkmasının arkasında olan dinî hedefleri şöyle sıralamakta batılı Oryantalistler;

İlk olarak Hz. Muhammed’in (sav) peygamberliği hakkında, genelde İnsanlar özelde ise Müslümanlar arasında, şüpheler uyandırmak. Bunun için yeni hadisler uydurmak, İslamın ruhuna aykırı sözleri sureti haktanmış gibi Müslümanlara kabul ettirmek ve Hz. Muhammed (sav) ve hadis ile ilgili tartışmalar çıkararak toplumun gözünde Onu sıradanlaştırmak gibi bir çok arzu için hayli çaba göstermişler ve buna bugün de devam etmektedirler.

İkinci olarak Kur’an hakkında şüphe uyandırmak ve ona hakareti sıradanlaştırmak için canla başla uğraşmaktadırlar. Zira batıdaki oryantalistler sistematik olarak Kuran’ın, “İncil ve Tevrat’tan türetilmiş kötü bir kopyası” olduğuna dair deli saçması yayınlar neşretmeyi aydın olmanın bir işareti olarak görmüşlerdir.

Üçüncü olarak İslamın bir şehvet dini olduğu safsatasını yaymaya çalışmaktadırlar. Oryantalizmin temel amaçlarından biri olan bu şehvet meselesi batı düşünce gündeminde uzun süre kalmış, batı bunun için gerekli argümanlar, manüplasyonlar uydurmaktan asla vazgeçmemiş olup hala umursuzca bunu sürdürmektedirler.

Dördüncü olarak da Cihat’ı masum insanların durup dururken öldürüldüğü bir barbarlık olduğu yalanını her zaman ve zeminde yaymaya çalışmışlardır. Hatta kendi güdümlerinde kurdurdukları çeşitli terör örgütleri ile İslam’ın yasakladığı canlı bomba olma, masum kanı dökme, yargısız infaz ve benzeri saçma uygulamaların cihat adına yapıldığına insanları inandırmaya çalışmaktadırlar. Paravan örgütlerine yaptırdıkları vahşetin kanını İslama mal etme çabasında olup bu minvalde haber ve görüntüler sürekli medyaya servis etmektedirler.

Tüm bunların amacı İslam’ın temel kaynağı olan Kuran ile Hadis ve Sünneti insanların gözünde değersizleştirmektir.

Bu konuda, Filistin asıllı, Oryantalizm kitabının yazarı, Edward Said, “günümüzde oryantalizmi Batı Medyasında ve popüler kültüründe şeytanlaştırılan bir Müslüman ve İslam imajının üretmek istemektedir. Yapılan tüm yayınlar bu anlayış ve düşüncelerin bir ürünüdür” der.

Oryantalist anlayışa göre; “İslâm ancak tarihsel trajedi üreten bir inançtır. Bunun dışında İslamın kendine özgü bir düşünce dünyası, bir bilim anlayışı, varlık görüşü, evren tasavvuru, sanat ve estetik anlayışı ile bunlara dair bir üretimi söz konusu değildir”. Bu nedenledir ki, oryantalistlere göre, “başta Türkler olmak üzere hiç bir Müslüman milletin dünya tarihinde kıymet-i harbiyesi yoktur.”

Batı’nın bizi öğrenmek ve değiştirmek amacıyla ortaya koyduğu oryantalizm anlayışana karşı ne acıdır ki bizim bilim çevrelerimiz bir Oksidentalizm anlayışı ortaya koyamamıştır. Zira sürekli olarak hem popüler kültürde hem de medyada Doğunun ilim üretemez ve aşağı olduğu, batının ise tüm bilim ve teknolojiyi üreten yüksek olan tarafı temsil ettiği inanışı İslâm aleminde gereksiz bir aşağılık duygusuna yol açmıştır. Fakültelerimizde din üzerine söz söyleyen hocalarımızdan kimileri Kuran-ı, kimileri de Sünneti yok sayarak, bilerek ya da bilmeyerek, oryantalizmin değirmenine su taşımaktadırlar.

Türkiye ve İslâm alemindeki üniversiteler mutlaka bunun üzerine çalışmalı ve Oryantalizmin tezlerine karşı üretilen antitezler ile Oryantalizmin yüklendiği veya saldırdığı noktalar tespit edilmeli ve doğrusu tüm dünyaya anlatılmalıdır.

Ayrıca Batı’ya karşı da bir Oksidentalizm ( Batı’yı anlama ve şekillendirme) faaliyetini de geliştirmek gerekliliği düşünülmelidir. Bunu yaparken de, İslâm da hiç bir zaman olmayan sömürgeci bir kafa yapısıyla değil, gerçekleri ortaya koymak çabasıyla olmalıdır. Vesselam.
 
Etiketler: ORYANTALİZM, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Haziran 2019
OKU DEDEN GİBİ OL!
14 Haziran 2019
MEZUN ÖĞRENCİLERE
09 Haziran 2019
PAGAN İNANCI-ATEİZM VE VAHŞİ GELECEK
03 Haziran 2019
ÖZGÜRLÜK
27 Mayıs 2019
GELECEK ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
24 Mayıs 2019
YİNE
23 Mayıs 2019
ÇAM KOZALAĞI VE GENÇLİK
16 Mayıs 2019
SEN DEĞİL MİSİN?
13 Mayıs 2019
ALGI HERŞEYDİR!
11 Mayıs 2019
OLMA
06 Mayıs 2019
TERÖRİZM İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?
26 Nisan 2019
HOŞGELDİNİZ
22 Nisan 2019
SENYORAJ HAKKI
18 Nisan 2019
UNUTTUK
15 Nisan 2019
EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÜZERİNE
12 Nisan 2019
Necmettin Kuyucuy’a
08 Nisan 2019
BLOKCHAİN -İŞLEMİN NİKAHI
03 Nisan 2019
AŞKIN ELİNDEN
01 Nisan 2019
DÜŞÜNCE
29 Mart 2019
BATIL BATIYA
25 Mart 2019
DATAİZM
21 Mart 2019
FOBİNİZ İSLAM MI?
18 Mart 2019
ZAFERİ MUAZZAMA ÇANAKKALE
11 Mart 2019
YENİDEN BİZ OLABİLİR MİYİZ?
06 Mart 2019
EY GAFİL
04 Mart 2019
DİKKAT “DA VİNCi” ÇIKABİLİR
28 Şubat 2019
SAKIN UNUTMA
24 Şubat 2019
MUHASEBE
21 Şubat 2019
DİKKAT ET
13 Şubat 2019
BUNU BİL
11 Şubat 2019
DİJİTAL DERSHANE Mİ?
06 Şubat 2019
NEDENDİR?
04 Şubat 2019
YENİ SINAV SİSTEMİ
31 Ocak 2019
HATAYA DÜŞME
28 Ocak 2019
TEŞEKKÜRLER ÖĞRETMENİM
23 Ocak 2019
ANAM - BABAM’A ARZ-I HALİM
21 Ocak 2019
BÖLGESEL VE KÜRESEL DENKLEMDEKİ KİLİT ÜLKE İRAN
17 Ocak 2019
ACEP
13 Ocak 2019
FARKINDA MISINIZ! YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR.
09 Ocak 2019
MODERN DÜNYA DERLER NEREDE HANİ?
06 Ocak 2019
SOSYAL VARLIK OLARAK İNSAN
02 Ocak 2019
BİZE KALDI BU VATAN
29 Aralık 2018
DİKEY TARIM NE DEMEK?
26 Aralık 2018
ADEMOĞLU
24 Aralık 2018
AVRUPA KÜLTÜRÜNÜN KAYNAĞI: PAGANİZM
19 Aralık 2018
UZAK OLSUNLAR
16 Aralık 2018
TOPRAK KÜLTÜRÜ
12 Aralık 2018
HAK’IN RIZASI
09 Aralık 2018
YEMEN’İN HALLERİ
06 Aralık 2018
BİZDEKİ HALLER
02 Aralık 2018
VATAN PARÇASI KIBRIS
28 Kasım 2018
EYVAH CİHANDA YANGIN VAR
26 Kasım 2018
YAPAY ZEKA
22 Kasım 2018
AŞK DESTANI
19 Kasım 2018
STANFORD ÜNİVERSİTESİ VE SİLİKON VADİSİ
14 Kasım 2018
ÜÇ GÜNLÜK HİKAYE
11 Kasım 2018
TÜRKLERİN ÇEVREYLE İMTİHANI
08 Kasım 2018
HALİ NİCEDİR
03 Kasım 2018
ATEŞ KÜLTÜRÜ
31 Ekim 2018
DEMİŞLER
28 Ekim 2018
TARİH TEKERRÜR MÜ EDER?
24 Ekim 2018
DÜNYA DEDİĞİN
21 Ekim 2018
KUTULAR VE HAYAT
17 Ekim 2018
OĞUL
14 Ekim 2018
SİGARA VE DUMAN
10 Ekim 2018
NASIL BİR EĞİTİM?
05 Ekim 2018
ALLAHIN’IN SÖZÜ VAR
03 Ekim 2018
NASIL BİR EĞİTİM?
30 Eylül 2018
MERHABA
26 Eylül 2018
ÇİMENTOMUZ DOĞRULUK
Haber Yazılımı