Yazı Detayı
17 Aralık 2018 - Pazartesi 00:01
 
MEVLANA’YI ANLAMAK
MUSA UZUNKAYA
Erzurum Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Hukuku Bölümü - Arapça, Fransızca, Orta Farsça - İlahiyatçı, Müftü - Diyanet İşleri Başkanlığı Samsun Müftü Muavini, Espiye, Hollanda' da Din Görevlisi, Havza, Akçakoca ve Akçaabat Müftüsü - Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi - XX, XXI, XXII nci Dönem Samsun Milletvekili
 
 
Ölümünün 745. Sene-i Devriyesinde MEVLANA HAZRETLERİNİ ANMAK veya yeniden ANLAMAK!...

Evet bugün tüm mesele geçmişi, tarihteki büyüklerimizi anmak mı anlamak mı noktasında düğümleniyor. Geçmişi, eslafımızı, tarihi, milli ve manevi liderlerimizi anmaktan öte, onları anlamaya ihtiyacımız var.

Onun içindir ki Mevlana Hazretleri; “ Herkes bana dost oldu ama sırrımı araştırmadı, beni anlamadı...” diyor. Yine o diyor ki;

“ Nerde bir yıkık bina, köhne ve metruk bir mekan varsa, orada hazine vardır.

Ve bilin ki, nerede bir yıkık ve kırık gönül varsa hazine oradadır..”

Evet, bu Allah dostlarının yıkık ve kırık gönüllerini, NEY’den gelen o duygulu sesin bir gönül tercümanı olduğunu anlamak gerek.

“ Nerede bir gül varsa yanında bir de diken vardır..” diyen Mevlana, bize; “ Gülü seven, onu koklamak isteyen dikenine de katlanır..” ata sözünü hatırlatarak, gül dikensiz, hayat çilesiz olmaz diyor. Mısralarına bunu şöyle döküyor;

“ Hasıl-ı ömrüm, sehi sohni biş nist,
Ham bodem, pahte şodem suhdem!..”
“ Ömrümün özeti şu üç sözdür;
Hamdım, piştim, yandım!...”

Evet, ham bir cevher olmak, pişmek ve aşk-ı ilahiyle yanabilmek ve böylece Mevlana olmak.

Şeb-i Arus’u, yani vuslat günü, sevgilisine, Rabbine kavuşma anını bir ayrılık ve üzüntü vesilesi sayanlara üzülür ve kendilerine yazık etmemelerini ifade ederek;

“ Berayi men mekri ve mekvi deriğ deriğ,
Be zovgi diyu der ufkı deriğ an başed..”
“ Benim için ağlayıp, yazık oldu deme.
Şeytanın tuzağına düşersin, yazık olur sana!...”

Ölümünden sonra onu nerede aramaları gerektiğini dostlarına şöyle hatırlatıyor;

“ Bağde ez vefat-ı turbet, ma der zemin-i mecva,
Der sine ha-i, merdum arif mezar mast..”
“ Ölümümden sonra mezarımı yer yüzünde aramayınız,
Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir.”

Evet, büyükler anlaşılmak için anılır, ölüm veya doğum tarihlerinde anlaşılsın için yadedilirler. Ne var ki, gerçekten onları anlamak zordur. Çünkü onlar zirvedir ve zirveye çıkmak da zordur. Tıpkı Everes dağının zirvesi gibi. Onları anlama yolunda riskler de vardır. Çünkü sevgi, saygı ve anlamada İFRAT ve TEFRİT sarkacı arasında imani tehlikeler husule gelebilir.

Kimi onları zemmederek, kamet-u kıymetini, keramet ve lütfu ilahiyeye olan mazhariyetini inkara giderek bir başka felakete savrulurken, kimisi de, onlara sahibi olmadıkları ilahi ve yüce vasıflar, hatta neredeyse nübüvvet ve risalet vasfı izafe ederek bir başka sapıklığa düşebilirler. Nitekim; “ benim şeyhim herkesinkinden daha güçlü kudretli ve ilahi lütuflarla bezenmiştir...” gibi akıl almaz sapıklığa düşen günümüzün bir kısım mürit ve teşeyyuh eden gafilleri böyle bir badireye sürüklenebilmektedirler.

İslam toplumları üzerine zaman zaman Rabbimizin, CELAL ve CEMAL Sıfatları tecelli ederek, ilahi imtihanın sır perdesi aralanır.

Bu Celali sıfatın tecelli ettiği zamanlarda, Mevla Cemali Sıfatının da tecellisi için sevdiği mürşit kullarını vasıta kılar ve adeta imdat için yardıma gönderir.

Celal; Allah’ın imtihanı, kuluna sıkıntı ve elem yaşatması,

Cemal ise, lütuf ve rahmetiyle onu izale etmesi, bunun için sevdiklerinin eliyle onların imdadına yetişmesidir.

Mevlana Hazretlerinin yaşadığı çağlarda da bu lütfu yaşadık, ondan önce de sonra da yaşadık ve bi iznillah kıyamete kadar da yaşayacağız.

O tarihte üç yönden Celal ve yine üç cepheden de Cemal tecelli etmiştir.

Batıdan gelen HAÇLI SÜRÜSÜNE karşı Allah, batıdan- ENDÜLÜS’den MUHİDDİN-İ A’RABİ’yi adeta ilim ve irfanla bu topraklara göndermiştir.

Doğudan gelen MOĞOL ZULÜM ve saldırganlığına karşı gönül eri BELH’li MEVLANA CELALEDDİN-İ BELHİ ( doğduğu yere izafeten), yani MEVLANA CELALEDDİN-İ RUMİ’yi ( yaşadığı yere izafeten) göndermiştir.

Bu topraklarda sapkın ve azgın bir düşüncenin mahsulü olan BABAİLER’e karşı da, bu milletin kendi dili ve en nezih türkçesiyle YUNUS EMRE’yi bu toprakların bağrından bu millete Mevla lütfetmiştir.

Her birerini çok iyi anlamaya mecbur olduğumuz üç büyük, üç ayrı lisanla sayısız eser ve hikmetler bırakmıştır bizlere.

Yunus, öz türkçeyle beyitlerini söylerken,

Mevlana hemen hemen tüm eserlerini farsça,

Endülüsten gelen Muhddin-i A’rabi de arapça olarak bize sadece kendilerinin anlaşılması değil, İslamın ve insanlığın anlaşılması için yedi- sekiz asırdır Hazreti Muhammed (sav) Efendimizin yolunda rehberlik yapmaktadırlar.

(1206-1273) tarihleri arasında yaşayıp 17- Aralık’ta ölümünün sene-i devriyesini idrak edeceğimiz Mevlana Hazretlerini folklorik yadın ötesinde ruh dünyamızda anlamayı, onun Allah’a, Kur’an’a ve Hz. Muhammed(sav) Efendimize olan bağlılık ve sadakatını idrak etmeyi Rabbim bizlere nasip eylesin.

ANAR MEVLAYI

Seher vakti öten kuşlar,
Anar Mevlayı,Mevlayı!..
Aşık olur söyler diller,
O sevdayı, o sevdayı!…

Tesbih eder yerler-gökler,
Kanat çırpan kelebekler,
Büyük-küçük tüm melekler,
Anar Mevlayı-mevlayı!...

Canlı-cansız bütün varlık,
Der; O’nundur hükümranlık,
Gafil olmaz tek bir anlık,
Anar Mevlayı-Mevlayı!...

Aşıklar;Hu!.der, Allah der..
Hu!..dedikçe yer-gök inler!...
Melekler,insanlar-cinler,
Anar Mevlayı-Mevlayı!..

Allah’tan gayrı bir işi,
Olmayanlardır er kişi..
Düşünerek son gidişi,
Anar Mevlayı-Mevlayı!...

Sen de durma zikret O’nu..
Bak geldi ömrünün sonu,
Olmaz ondan güzel konu;
Anmak Mevlayı-Mevlayı!...
 
Etiketler: MEVLANA’YI, ANLAMAK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Mayıs 2019
CİDDİ BİR MUHASEBE NASIL OLMALI ?
21 Mayıs 2019
RAMAZANI İDRAK EDERKEN!..
13 Mayıs 2019
HAKKIN YANINDA VE ZULMÜN KARŞISINDA OLMAK !
06 Mayıs 2019
AİLE YAPIMIZA DAİR BİR ANALİZ
02 Mayıs 2019
MORİTANYA’YA SAHİP ÇIKMALI
23 Nisan 2019
GENÇLİK NEREYE?!..
16 Nisan 2019
SİYASETTE SAVRULMAK VE BEDEL ÖDEMEK
09 Nisan 2019
31 MART NASIL OKUNMALI?
29 Mart 2019
BU BİR MİRAC VE PAZAR GÜNÜ HATIRLATMASI VE TEBRİĞİDİR!....
25 Mart 2019
KARDEŞLİĞİMİZ ZARAR GÖRMESİN !..
18 Mart 2019
31 MART 2019 SEÇİMLERİ BİR HESAPLAŞMA MIDIR?
11 Mart 2019
YUHCULARA YUH OLSUN !
04 Mart 2019
SAMSUN YİNE COŞKULUYDU!
24 Şubat 2019
ERBAKAN HOCAMIZI RAHMETLE ANMAK
18 Şubat 2019
AH BU ÖLÜM GERÇEĞİ?
11 Şubat 2019
İNSAN HAYATI BU KADAR MI ÖNEMSİZ ?..
06 Şubat 2019
MAHMUD ESAD COŞAN HOCAMIZA!
04 Şubat 2019
HÜKÜMETİN VE MECLİSİN DİKKATİNE ARZIMDIR!..
28 Ocak 2019
SEÇİMLER NASIL OKUNMALI?
21 Ocak 2019
HAYIRLI OLSUN !..
13 Ocak 2019
SAMSUN NEYE MUHTAÇ ?
06 Ocak 2019
ADAYLAR KESİNLEŞİRKEN
29 Aralık 2018
BU NASIL BİR YILBAŞI?
26 Aralık 2018
İNSAN!
24 Aralık 2018
GÜVENELİM Mİ?..
19 Aralık 2018
MEVLANA
09 Aralık 2018
MÜSLÜMAN UYANIK OL !..
02 Aralık 2018
HAVALAR SOĞURKEN, SİYASET ISINIYOR!..
26 Kasım 2018
“NASILSANIZ ÖYLE İDARE OLUNURSUNUZ!..”
19 Kasım 2018
VELADETÜ'NNEBİ
11 Kasım 2018
TÜM ADAY ADAYLARININ DİKKATİNE!..
03 Kasım 2018
MAHALLİ SEÇİMLERDE KRİTERLER NELER OLMALI?
29 Ekim 2018
HİÇ BİR İHMAL İNSAN HAYATINA MAL OLMAMALI!
21 Ekim 2018
TÜRKİYE ZOR BİR ÜLKE
14 Ekim 2018
SON GELİŞMELER
07 Ekim 2018
MİLLİ EĞİTİMDE SORUNLAR!.
03 Ekim 2018
2018-2019 ÖĞRETİM YILINA BAŞLAMIŞKEN !
26 Eylül 2018
BAŞLARKEN VE BM‘DE GÜR BİR SES !..
Haber Yazılımı