Yazı Detayı
17 Şubat 2019 - Pazar 20:10
 
KADINLAR ve KİLOLARI
NİLAY ÖLÇEK
Psikiyatrist - Psikoterapist Dr. Nilay ÖLÇEK 2011 yılından sonra Samsun Ruh Sağlığı Hastanesi’nde çalışmaya başladı. 2018 yılından itibaren özel muayenehane'de psikoterapi ve psikiyatri hizmeti vermeye başladı. Halen Türk Tabipler Birliği, Türkiye Psikiyatri Derneği ve Samsun Psikoterapi Enstitüsü üyesi. Ayrıca 2016 yılından beri Türk Kızılayı Samsun Şubesi yönetim kurulu üyesi.
 
 
Kadın olmak zor iş, tüketici toplum düzeninin de pompalaması ile kadından beklenti zirveye ulaşmış, güzel olacaksın, hadi olmadı çekici olacaksın, cana yakın ve becerikli ve sevecen ve ahlaklı....Liste uzar gider.                 

Günümüzde reklamların, göz boyamaların etkin olduğu sanal hayatın zirve yapmasının, rol model gösterilen kişilerin de etkisi ile kadın için güçlü olmak güzel olmakla eşleşti artık. Güzel olunca gücü elde etmek kolaylaşıyordu sonuçta. İş hayatında daha çok tercih edilen “ presentable  “ kadın olduğun gibi eş seçiminde de daha çok tercih edilen kişi oluyordun. Güzelliğin bazı kapıları daha kolay araladığı yadsınamazdı. Bununla beraber güzelliğin kimseye miras kalmadığı da bir gerçekti. Ayrıca ilişkisel bazda bazı kapıları kapattığı da bir gerçekti. Güzelliği tutku haline getiren kadın sanki bunu ihmal etti ya da unuttu.                                                 

Yeni güzellik trendleri kadını şimdi de daha zayıf olmaya zorluyor. Tamam bir hekim olarak kilonun ciddi bir sağlık sorunu olduğu konusunda hemfikirim. Yalnız sorun şu ki sistemin sağlığı çok da umursadığı yok. Sonuçta bir algı yaratıp kitleye bu imaj hedef haline getirtiliyor. Bunun için sağlık ikinci plana atılabiliyor.

Zararlı katkı maddeleri alınabilinir, ilaçlara başvurulabilinir, sağlıksız diyetler yapılır ve hatta vücudun bir parçası kısa yoldan feda edilebilinir oluyor. Sonuçta o imajın elde edilebilir olduğu, o hazza erişme şansı olduğu kadına iyice işleniyor. Beden algısı ile ilgili çalışmaya çok erken yaşta başlanıyor, çocuk daha kimliği oturmaya başlayan bir ergen iken yoğun olarak bedeniyle uğraşmaya başlar. Buna yönelik  çalışmalar ise örtük bir şekilde daha bebekken başlamıştır.                                     

Hal böyle olunca yeme bozukluğu için başvuran sayısının bu denli artması çok da şaşırtıcı olmamaktadır.       

                            Günümüzde yeme bozukluğu görülme yaşı giderek daha alt sınırlara inmeye başladı.                                                   

Sistemi dönüştürmek çok zor bu durumda bu sisteme esir olmamak korunmak için özellikle ergenlik döneminde kurulan akran ilişkilerinin kalitesinin çok  önemli olduğu, çocuğun ailesiyle kurduğu ilişkilerin çok önemli olduğu burada ihmal edilen çocuğun her türlü ruhsal sıkıntıyı daha fazla yaşayacağını söyleyebiliriz.

Sosyal ve duygusal olarak tatmin edici ilişkiler geliştirmeyen çocuk içe kapanıp beden algısı ile daha fazla uğraşı verebilir. Ne kadar ilişkisel bazda zayıf etkileşim varsa o kadar risk artar.

Ailelere yoğun koşturma temposu içinde çocukları ile duygusal olarak yakınlaşmayı ihmal etmemelerini , matematikten kaç aldığına verdikleri önem kadar onların gerçekten Nasıl? Olduklarına da önem vermelerini önerebilirim.
 
Etiketler: KADINLAR, ve, KİLOLARI,
Yorumlar
Haber Yazılımı