Yazı Detayı
13 Mayıs 2019 - Pazartesi 13:16
 
KISKANÇLIK
Doc. Dr SELMA SABANCIOĞULLARI
Doç. Dr. Selma SABANCIOĞULLARI Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Suşehri Sağlık Yüksekokulu, Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Anabilim Dalında öğretim üyesi (Doçent Doktor) olarak görev yapmaktadır. Sabancıoğulları’nın 60’a yakın uluslararası ve ulusal bilimsel makalesi ile beş bilimsel kitapta bölüm yazarlığı, 70’in üzerinde uluslararası ve ulusal kongre, sempozyum ve bilimsel toplantılarda sunulan bilimsel bildirisi bulunmaktadır. Çalışma alanları ruh sağlığı, ruhsal bozukluklar, toplum ruh sağlığı, etkili iletişim ve ilişkiler, çocuk-ergen ruh sağlığı, anne-baba tutumları ve evlilik ilişkileridir. Yabancı dili İngilizcedir.
 
 
Kıskançlık kadın-erkek ilişkisi, arkadaşlık ilişkisi, akraba, komşu ilişkisi gibi her türlü ilişkide yaşanabilen zaman zaman insan ilişkilerinde sorun oluşturabilen bir duygudur. Hayatımızda kimleri kıskanmıyoruz ki… Daha çocukken annemizi babamızı, dedemizi, sonra kardeşimizi, öğretmenimizi, iş ve sosyal yaşamda ki arkadaşlarımızı, komşumuzu, sevgilimiz olunca sevgilimizi, evlenince de eşimizi. Kıskanma duygusu herkes tarafından yaşanan, yaşadığımız tüm diğer duygular gibi doğal bir duygudur ve normal değerlendirilmelidir. Kıskançlık, çocukluk döneminden itibaren annemizin sevgisini paylaşmak istememekle başlayan öğrendiğimiz bir duygudur. Özellikle bu duyguyu birileri ile kıyaslandığımızda, birisinin sahip olduğu bir şeye sahip olmadığımızda hissederiz…

Kıskanma duygusu imrenme ile eş değer değerlendirildiğinde kendimizi geliştirmemiz için bir motivasyon ve ihtiyaçlarımızın farkına varmamızı sağlayabilir. İmrenme duygusu ile beğendiğimiz kişinin sahip olduğu özelliklere sahip olma isteğimizin farkında olabiliriz. “Bende bu özelliklere sahip olmak istiyorum, bende bunları yapmak istiyorum” diye yola çıkıp bir şeyler yapabilir, başarılı olabilir ve kendimizi geliştirebiliriz. Okulda öğrencilerin kendi aralarında ki tatlı rekabetleri ders ve sınav başarılarını arttırabilir. İş yerinde arkadaşların birbirlerine yönelik dozunda olan imrenmeleri nitelikli projelere ve üretime yönelik çalışmalar ortaya çıkmasına neden olabilir. Böylelikle kıskançlık duygumuzu sağlıklı bir yöne yönlendirebiliriz. Bunun tersi yönde, kıskanma duygusu ile etkili bir şekilde baş edilemediğinde imrenme boyutundan çıkıp hasetçilik boyutuna ulaşarak, olumsuz ve yıkıcı sonuçlara neden olabilir. Hasetçilik düzeyinde kıskanma bir kimse bir üstünlük gösterdiğinde veya sevilen birisinin başkası ile ilgilendiği kanısına varıldığında takınılan olumsuz tutumdur.

Günlük hayatımızda kıskanma duygusunu temelde iki farklı alanda yaşarız. Başarı, rekabet, kıyaslanmanın yoğunlukta olduğu sosyal ve iş ortamımızda ya da özel ilişki içerisinde olduğumuz kişi ile ilişkimizde yaşarız. Sosyal ilişkilerimizde kıskanma daha çok başkalarının sahip olduğu şeylere, başarılarına, hatta varoluşuna karşı olabilirken, özel ilişkide ise sevdiğini başkaları ile paylaşamama şeklinde görülmektedir. Bu nedenle, kıskançlık hem sahip olduğumuzu yitirebileceğimizi, hem de başkalarının sahip olduğuna bizimde sahip olmamız gerektiğini düşündüğümüz zaman htiğimiz bir duygudur. Hem sosyal ilişkilerde hem de özel ilişkilerde ortaya çıkan kıskançlığın dozu aynı yemeğe katılan tuz ya da baharatlar gibi önemlidir. İlişkiye renk katan, gelişmesini ve olgunlaşmasını, güzelleşmesini sağlayan bir unsur olursa sorun yaşanmayabilir. Kıskanmanın bir sorun olması için kıskanmayı nasıl algıladığımız önemlidir. “Seven insan kıskanır” gibi toplumsal ve kültürel öğretiler kıskanmayı olağan görmemize neden olabilir. Bazılarımız kıskanmayı sahiplenmek, değer verilmek, sevilmek gibi algılayabilir ve bu durum kişi için sorun olmayabilir. Oysa sevmek ve kıskanmak birbirinden farklı duygulardır…

Sosyal ya da iş arkadaşlarımız, akrabalarımız ve komşularımızla olan ilişkimizde kendimizi diğerleri ile kıyaslar, diğerlerinin bizden daha iyi olduğu sonucuna varırsak, kendimizi hep geride hissederek, ne yaparsak yapalım onlarla rekabet edemeyeceğimiz duygusuna kapılırız. Birisi bir ortamda ilgi odağı olduğunda bazılarımız kendisini tehdit altında hissedip, “sevgi ve ilginin tamamı ona gitti bana bir şey kalmadı” gibi düşünerek kötü hissedebiliriz. Kıskandığımız kişinin başarısını sindirememe, başarısını değersizleştirme, ayağını kaydırma, arkasından konuşma, eleştirme, kuyusunu kazma, dedikodusunu yapma gibi yıkıcı davranışlar gösterebiliriz. Bu davranışlarımızın altında da başarısızlık korkusu, hep en iyisi olma duygusu ve onaylanma ihtiyacı vardır…

Kadın-erkek özel ilişkisinde yaşanan kıskançlıkta ise ilişki içinde olduğumuz kişiyi başkaları ile paylaşamama, O’nun sevgisinin ilgisinin sadece bizim üzerimizde olmasını isteme, O’nun için en özel kişi olma isteği vardır. Bazılarımız özel ilişkilerimizde kaybetme korkusu ve sahiplenme duygusunu yoğun yaşarız. Açılmayan telefon, okunan bir mesaja geri dönmeme, bazı sosyal medya sitelerinde çevrimiçi görünme gibi durumlar bizde kaybetme kaygısını harekete geçirebilir. İlişkimizde her an aldatılacağım, terk edileceğim endişesini yaşayabiliriz. Yaşadığımız kaygı nedeniyle sevgilimizi ya da eşimizi sürekli kontrol etme, görüştüğü kişileri ve gittiği yerleri sınırlandırma gibi davranışlar gösterebiliriz. Çok ileri düzeylerde ise medya da haberlerde izlediğimiz gibi tehdit etme, şiddet ve öldürülme boyutlarına kadar gidebilen zararlı sonuçlar olabilmektedir…

Kıskançlık duygusu ile baş etmek için; Kıskançlık duygusunun farkında ol… Kıskanma duygumuzun farkında olmalı, duygumuzu tanımalı ve kendimizi yargılamamalıyız, çünkü duygular doğaldır. Bazen kişi kıskançlık duygusu yaşadığı için kendisinden utanabilir, kendisini yargılayabilir, cezalandırabilir. Bunlar olmamalıdır, duygu normaldir yaşanabilir. Önemli olan bu duygu ile nasıl baş edeceğimizdir. Bu duygu ile kendimizi tanımaya çalışmalı, olmak istediğimiz insanı fark etmeliyiz. Bu duygunun altındaki başarısızlık, özgüven eksiliği, kaybetme korkusu vs gibi diğer duyguları belirlemeli, bu duygu bana ne ifade etmek istiyor bunu anlamalıyız. Benim özendiğim, istediğim şey nedir? Duygumuzu tanımak, kıskanma duygusunun imrenme duygusu ile yer değiştirmesinde çok önemlidir.

Her konuda en iyisi ve mükemmel olamayacağını kabul et… Her zaman bizden daha üst seviyede, bazı konularda daha iyi, daha başarılı insanlar olabileceğini kabul etmeliyiz. Herkesin iyi olduğu alanlar farklıdır. Sizin iyi olduğunuz alanlarda da diğerleri iyi olmayabilir…

Kıskandığın kişiye yaşadığın duyguyu uygun şekilde ifade et… Yaşadığımız duyguyu bir zayıflık göstergesi olarak değerlendirmemeliyiz. “Kıskandığımı belli edersem zayıf olduğumu düşünür, bu duygumu göstermemeliyim” şeklinde düşünülmemelidir. Hissedilen duygu ne ise “ben dili” kullanılarak mutlaka paylaşılmalıdır. Sevdiğimiz kişiyi kıskanabiliriz. Ancak bunun yemeğe atılan tuz ya da baharatlar gibi belli ayar ve dozda olması önemlidir.

Kıskandığımız için karşımızdaki kişiyi suçluyor, sınırlar koyuyor ve sürekli kontrol ve tehdit ediyorsak ya da bunun tam tersi utanıyor ve ifade edemeyip kendi kendimize yaşıyorsak, hem kendimize hem de karşımızdaki kişiye zarar veririz. Uygun bir ifade yolu aramak önemlidir.

Kıskançlığa sınır koy… Kıskanılan kişi biz olduğumuzda karşımızdakinin bizi kıskanmasını önlemek için, kontrol etme ve sınırlandırıcı davranışlarına izin verici olmamalı, bu şekilde ki davranışlarına sınırlama koymalıyız. O’na her gün günlük rapor vermek, telefon, bilgisayar ve sosyal medya hesaplarının şifrelerini vermek gibi davranışlar O’nun kıskançlık sorununu destekler. Onun yerine karşınızdaki kişiye O’nun kıskanç davranışları nedeniyle koyduğu kısıtlamaların, kontrol etme davranışlarının size nasıl htirdiğini paylaşın, duygunuzu ifade edin. “Ben şifrelerimi vermeden de, istemediğin kişilerle görüşürken de bana güvenmelisin” mesajını vermeliyiz. Durumdan rahatsızlığımızı ve kıskandığı için kendimizi daha değerli hmediğimizi söylemeliyiz…

Hayatınızı bir kişinin üzerine kurmayın… Özel ilişkilerimizde ilişkide olduğumuz kişiyi koltuk değneği seklinde görmememiz, bağımlısı olmamamız önemlidir. Birbirimizle beraber olmayı seçtiğimiz için beraberiz ve karşımızdaki kişi başkalarını değil bizi seçti. Bunun bilincinde olmalıyız. Eğer bir gün gidecekse de bunu kabul etmeliyiz… Kıskançlık duygunuzu sağlıklı bir şekilde imrenme düzeyinde tutarak, motivasyon ve başarınızı arttırdığınız mutlu günler dilerim.

Sağlıcakla kalın…
 
Etiketler: KISKANÇLIK, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı