Yazı Detayı
11 Şubat 2019 - Pazartesi 13:03
 
İNSAN HAYATI BU KADAR MI ÖNEMSİZ ?..
MUSA UZUNKAYA
Erzurum Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Hukuku Bölümü - Arapça, Fransızca, Orta Farsça - İlahiyatçı, Müftü - Diyanet İşleri Başkanlığı Samsun Müftü Muavini, Espiye, Hollanda' da Din Görevlisi, Havza, Akçakoca ve Akçaabat Müftüsü - Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi - XX, XXI, XXII nci Dönem Samsun Milletvekili
 
 
Hafta içi İstanbul / Kartal’da çöken bir binanın enkazından pazar günü itibarıyla 21- can kara toprağın bağrına gönderildi. Çoğunluğu kadın ve çocuk olan vatan evlatları bir yığın spekülatif iddia ve senaryo arasında aramızdan ayrıldı.

Evvela, Rahmet-i Rahmana, elim bir kaza sonucu kavuşan bu ve benzeri kaza kurbanı kardeşlerimize C. Hak’tan rahmet ve cennet, tüm seven ve yakınlarına da sabr-u metanet diliyorum. Milletimizin başı sağolsun.

Son zamanlarda bazı ilahiyatçıların KAZA ve KADER’le alakalı görüş ve iddiaları bir tarafa, bizim ihmallerimiz ve beşer olarak irtikap ettiğimiz suç ve hatalarımızı Kaderiye Mezhebi’nin salt iddialarını doğrular mahiyette kadere tahmil etmek, suç ve günahlarımızdan sıyrılma çabasına tevessül etmek başlı başına bir cinayettir.

Sen kul olma ve mesuliyetlerin planında yapılması gereken hiç bir şeyi yapma, alınması gereken hiç bir tedbire baş vurma, ondan sonra suçu kadere havale et.

Hani sorumluluk nerede? Kul olma ve yaptığını adam gibi yapma, ihsan bilinci nerede? 17- ağustos-1999/ Marmara depreminde çöken binaların altında kalan binlerce insanımızın şehadeti ve ölümü de büyük oranda bu çaptaki ihmallerin kurbanı değil miydi?

Kartal’da çöken binanın hangi sebeple çöktüğü, kimin veya kimlerin ihmalinin kurbanı olduğu henüz tebeyyün etmedi. Ancak piyasada o kadar korkunç iddialar dolaşıyor ki, akıl ve izan alacak cinsten değil. Daha da vahim olanı adeta bina çökeceğini haber vermesine rağmen, bu çapta ihmal ve basiret bağlanması ve sönen haneler!..

Dileğimiz hiç bir şey atlanmadan kılı kırk yararak en adil bir şekilde ihmal ve kusuru olanların idari ve adli takibatlarının yapılmasını sağlamak olmalıdır. Sadece suçluyu tecziye mantığı değil, suçu ortadan kaldırma ve benzer ihmal ve belki tamamı kul hatasına dayanan bu tür cinayetlerin önüne geçilmesi sağlanmalıdır.

Geçmiş tarihlerden bir örnek vermek gerekirse, özellikle Samsun’luların ama genel anlamda tüm karadenize araçlarıyla seyr-ü sefer yapanların bildiği bir şey vardı ta ikibinli yıllara kadar.

Kavak Samsun arası Çakallı deresinde hafta geçmiyorduki ölümlü bir veya bir kaç kaza olmasın. Yerel ve ulusal gazetelerin manşet veya üçüncü sahifelerinde haber şöyle veriliyordu; “ Azrail dün de Çakallı köprüsünde pusu kurdu.

Üç, beş, on v.s,.. can aldı..” Önce köprü rehabilite edildi ve geliş gidiş yönlerinde iki ayrı köprüye dönüştü ve azrail pusuyu (!) azalttı. Sonra da tüm yollarımız gibi Çakallı mevkiinde de yollarımız ikiye bölünüp sağlıklı hale getirildi azrail oradaki ( o günün basınının iddiasına göre) pusu kurmaktan vaz geçti. Peki eceli gelenler ölmüyor mu, ölmeyecek mi? Elbette vakti saati gelen ölecek.

Ancak bizim ihmallerimizle değil belki bir başka saikle ama mutlaka vakti saati gelenler öleceği gibi bu bina enkazında hayatını kaybedenlerin de tayin edilen ecellerine değil itirazımız, bizim ihmallerimizin bedelinedir adeta isyanımız!

Ne olur, bu tür ihmaller devlet yetkililerinin ve bürokrasisinin zaaflarının bedeli olarak tezahür etmesin. Canlar yanmasın. Hanümanlar sönmesin. Annelerin sevenlerin gözlerinin yaşı akmasın. Körpe kuzular, minnacık yavrular beton yığınları altında can vermesin!..

Tekrar ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa, milletimize ve özellikle ölenlerin yakınlarına sabr-u cemiller diliyor, devletimizden de acil ve adil bir yargı süreci bekliyoruz.

Selam ve dualarımla....
 
Etiketler: İNSAN, HAYATI, BU, KADAR, MI, , ÖNEMSİZ, ?..,
Yorumlar
Haber Yazılımı