Yazı Detayı
02 Aralık 2018 - Pazar 04:39
 
HAVALAR SOĞURKEN, SİYASET ISINIYOR!..
MUSA UZUNKAYA
Erzurum Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Hukuku Bölümü - Arapça, Fransızca, Orta Farsça - İlahiyatçı, Müftü - Diyanet İşleri Başkanlığı Samsun Müftü Muavini, Espiye, Hollanda' da Din Görevlisi, Havza, Akçakoca ve Akçaabat Müftüsü - Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi - XX, XXI, XXII nci Dönem Samsun Milletvekili
 
 
31.03.2019/ tarihinde yapılacak Mahalli İdareler seçimleri nedeniyle tüm partilerde hummalı bir çalışma, olağanüstü bir yarış başladı. Daha önce de yazdığım gibi dileğim, bütün partilerin mensupları arasından halkta en çok karşılığı olan, halkını seven ve sevilen, kucaklayan ve kucaklanan, sabah namazları dahil, camide insanlarla buluşan, dükkanının adeta besmelesi olup, sabah uğrayıp esnafın halini hatırını sorup bir çayını içen, cenazesinde, düğününde- derneğinde, kısaca iyi gününde kötü gününde yanında olan, riya ve gösteriş için değil, bunları gerçekten ve Allah için yapan, gönül belediyeciliğinin mimarlarını her parti ortaya koyabilsin. O zaman kazanan ülkemiz ve hangi partili olursa olsun insanımız olacaktır.

Başta ekonomi olmak üzere, çeşitli saiklerle sürprizlerin yaşanabileceği bir seçim atmosferine doğru hızla gidiyoruz. Belki bu sorunlar arasında en önemlisi, mahalli seçimlerde, partilerden çok, aday faktörünün müessiriyetidir.

Çünkü seçmen, yani müntehip, seçtiği, yani intihap ettiği şahsı beş yıl kendine en yakın zeminde göreceği, içeceği sudan, atacağı çöpe kadar kendisini mesul tutacağı bir adamı çok iyi analiz etmek durumundadır.

Nurettin Sözen’in İstanbul’u çöplere, Ergün Göknel’in İSKİ’si susuzluğa mahküm edince, tam 25- yıldır adeta müebbeden görevden uzaklaştırılmış bir CHP gerçeğiyle karşı karşıya kalınmıştır. Yanlış yapanı da doğru yapanı da bu millet asla karşılıksız bırakmıyor. Siz, yanlış bir adamla seçimi alabilirsiniz ama, seçimden sonra öyle bir kaybedersiniz ki, eski bir tabirle o hizmet makamlarının sittin sene özlemini çekersiniz.

Henüz bir çok il ve ilçenin başkan ve belediye meclis üye adaylarının belirlenmemiş olduğu bir zaman diliminde kılı kırk yarıp en hassas teraziyle tartarak, altından kalkılamaz sıkıntılar başa gelmeden son virajda tedbirler alınsın diyorum.

Tüm partilerde aday belirlemenin samimi bir kriteri olduğuna asla inanmıyorum. Hep süregelen ahbap çavuş ilişkileri ve farklı faktörlerin etkin olduğu gerçekleri yaşamadık mı? Vaktiyle içimize tuzluk diye tanımladıklarımız, sonra da vahlandığımız nice hainler nasıl saflarımızın arasında yer tuttu?

“ Müslüman, bir delikten iki defa ısırılmaz” buyuruyor alemlerin sultanı..

Yarın geç olmadan, muhtemel bir olumsuzluğu başkalarına fatura etmeye gerek yok. Önceki seçim süreçlerindeki yazılarım ve konuşmalarımda da ifade ettim; burada en büyük sorumluluk seçilecekleri seçenlerdedir. Siz seçip halkın önüne koyuyorsunuz, onlar da kendi tespit, kanaat ve ölçeklerine göre karar veriyor, ya destekliyor veya desteğini yanlış tercihinizden dolayı çekiyor. Parti olarak hem güç hem de güven kaybediyorsunuz.

1989/ mahalli seçimlerinde ANAP TÜRKİYE’de MALATYA hariç hiç bir ili alamamıştı. Niçin?.. ÖZAL gibi karizmatik bir lidere rağmen yanlış strateji ve adaylar yüzünden!.. dahası iki dönem iktidarda kalmış olmanın gururu be vehmedilen o kontrolsüz gücünden dolayı.. Demek ki, asla güç zehirlenmesine maruz kalmayacağın gibi, geldiğin görevi bir milletin emaneti değil, yağma Mehmed’in böreği de saymayacaksın!..

Nitekim o seçimde adeta Türkiye’nin büyük bir kısmını belediyecilikte ele geçiren ogünki CHP, 1994- seçimlerinde yolsuzluk, beceriksizlik ve enkazları sonucu hala dikiş tutturamadan KEMAL KILIÇTAROĞLU gibi bir lidere mahkumiyetin acı faturasını ödüyor.

Siyaset, aynı zamanda yaşananlardan ders ve ibret alma sanatıdır. Almazsanız kaybetmeye mahkumsunuz demektir.

Dostlar, ikazlarımız devam edecek. Hem medyada, hem de muhtemeldir ki meydanlarda..
Allah bu milletin yar ve yardımcısı olsun.



Not; Tüm parti liderleri ve adaylarına duyurumdur;

Her kademede aday gösterdiğiniz şahsın kuruşu kuruşuna mal varlığı beyanını alınız. Görev sonunda kendileri ve birinci, ikinci ve üçüncü derecede yakınları dahil servet beyannamelerini tekrar karşılaştırıp, varsa hesabını veremiyeceği bir artış, ahirete bırakmadan dünyada bu emaneti onların sırtına yükleyenler adına siz sorunuz. Bu ikazım tüm partilere, geçmişte siyaset yapanları da kapsama alan bir uyarıdır.

Sadece, ahirette hesap vermenin vebalini dünyada boyunlarından atabilmeleri için, manevi ve dostça bir ikazdır.

Musa Uzunkaya
 
Etiketler: HAVALAR, SOĞURKEN,, SİYASET, ISINIYOR!..,
Yorumlar
Haber Yazılımı