Yazı Detayı
30 Eylül 2018 - Pazar 19:22
 
HATALIYSAM ARAYIN
TUBA İŞBİLİR
Tuba işbilir, Üniversite öğrenimini Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamlamış olup iyi bir eğitimci olmayı hedefledi.
 
 
Yazmak en tehlikeli oyun. Yazacak bir şeyimiz yoksa tehlikede yoktur. Yazmıyorsak bilin ki çalınmıştır kelimelerimiz, belki umutlarımız en çok da kendimizden beklentimiz. Kendimizle olan savaşımız. Yorgan gitti kavga bitti misali.

Bulut gibi topluyorum tüm tehlikeleri içime. Yaşam riski bulunan bir ameliyata girmek gibi bazı kapılardan geçmek, bazı gözlere ilişmek, bazı heyecanları yaşamak.

Nerden başlayacağını bilmemek ve nereye varacağını bilmemek de tehlikelidir zannımca. Bir deney laboratuvarı gibi hepimizin hayatı. Deneme yanılma yoluyla bulduklarımız, kendimizce formüller üretmemiz; yanlış yola girdiğimizde yahut formülü yanlış uyguladığımızda içimizde infilak eden duygularımız, altüst olan hayatlarımız.

Yanlış insanlara inanmamız, doğru insanlarla yürümemiz… Ve üç yanlış bir doğruyu götürmese de bir yanlışın tüm hayatımıza sebep olması ve hayatımızın rotasının değişmesi… Öyle değil midir çoğunca, aslında hep bilinmezliğe oynamıyor muyuz? Deniyor ve deneniyoruz.

Her şeyin kendi dengemizde olduğunu sandığımız bir vakitte yeni bir element bulmuş gibi hiç tanımadığımız bir duyguyu keşfediyoruz. Akıbetinden habersiz kölesi oluveriyoruz. Ve sonra artık seni ele geçirmesine izin verdiğine göre özgürce hata yapabilirsin! Evet özgürsün.

Kim mani olabilir ki sana diri tutamadıktan sonra kalbindeki imanı. Bildiklerin ya da anlattıkların mı? Yaşadıkların mı yaşamak istediklerin mi? Sadece özgürsün çünkü sana bu hak insan olman ile tanındı.

Ama sonra hatırlayacaksın ve vicdanın seni kahredecek. Peki ya bunu yaşamaya var mısın? Peki ya Allah affettiği halde sen kendini affedemezsen? Hayır, bu kibrin alameti değil. Bu pişmanlığın, zamanı geri getirmek istemenin en olunmaz hali. Olmaz mı sanıyorsun, pişmanlık da bu deneyin bir sonucu değil mi?

Sen bilinmezlik savaşını verirken hata yapma şansı doğmamış insanlar bak neler söyleyecek senin adına; “ o kadar çok pişmanlık yaşadığını ve kendini bir türlü affedemediğini söyleyen genç var ki şaşırıp kalıyorum…” diyor bir hocamız.

Eğer sorma şansım olsaydı “NEDEN?” diye sormak isterdim. Neden hocam, narsizim çemberi etrafında yetişen kendilerini her daim kusursuz gören gençliğin içerisinde kusurları, hataları, yanlışları olduğunu kabullenen ve pişmanlık duyan gençlerin varlığı mıdır sizi şaşırtan?

Sen kulluğunla ayıbını kabul edip Rabbine boyun eğdiğin halde Rabbim biliyorum sen “Kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri affeden ve işlediklerimizi bilensin”(şura 25) ayetine itibar ederek huzurunda kendisinden utanması mıdır sizi şaşırtan?

İnsan olmanın aciz olmanın en belirgin vasfıdır hataya meylimiz. Geçmişi değiştirmek mümkün değildir elbet ama faiz bindirmeden günah kotamıza tövbe ile sıfırlamak çok mümkün..
 
Etiketler: HATALIYSAM, ARAYIN,
Yorumlar
Haber Yazılımı