Yazı Detayı
13 Mayıs 2019 - Pazartesi 13:13
 
HAKKIN YANINDA VE ZULMÜN KARŞISINDA OLMAK !
MUSA UZUNKAYA
Erzurum Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Hukuku Bölümü - Arapça, Fransızca, Orta Farsça - İlahiyatçı, Müftü - Diyanet İşleri Başkanlığı Samsun Müftü Muavini, Espiye, Hollanda' da Din Görevlisi, Havza, Akçakoca ve Akçaabat Müftüsü - Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi - XX, XXI, XXII nci Dönem Samsun Milletvekili
 
 
İnsan fıtratı muktezası olarak, daima hak ve adaletin yanında, zulüm ve haksızlığın karşısında olmaya memurdur. Kelami anlamda, HUSÜN ve KUBUH, yani GÜZEL ve ÇİRKİN, iyi ve kötü; emredildiği veya yasaklandığı için iyi veya kötü değillerdir. Bizatihi iyi olan emredilip, kötü olan nehyedildiği için iyi veya kötüdür.

Binaenaleyh, ahlak-ı hamide veya ahlak-ı zemime diye bildiğimiz ve toplumda güzel ve çirkin huylar diye tanımlanan her şey bizatihi güzellik ve çirkinlikleri taşımaları nedeniyle, iyi huylar tavsiye edilmiş, kötü huylardan da kaçınılması emredilmiştir. Tüm bu hasletler zıtlarıyla kaimdir, öyle tarif edilir.

Mesela;
Doğruluk, yalan söylememek güzel, yalancılık kötüdür.
Adalet güzel, adaletsizlik, zulum kötüdür.
Cömertlik güzel, cimrilik kötüdür.
Samimiyet güzel, riyakarlık çirkindir.
Dürüstlük güzel, Yalakalık, dalkavukluk çirkindir.
Helal rızık ve kazanç güzel, haram kazanç çirkindir.
Kul ve yetim hakkı yememek güzel, aksi çirkindir.
Beytülmali korumak güzel, çalmak çirkindir.
Helal lokmayla geçinmek güzel, haram lokma çirkindir.
Adaletli karar güzel, adaletsizlik çirkin ve zulümdür derken her alanda bunu toplum hayatının gerçeği olarak kabul etmedikçe, o toplum ve millette huzuru yakalamak mümkün değildir.

Hükmeden, söz ve adalet tevzii makamında bulunanların adeta kılı kırk yararak buna dikkat etmeleri gerekir. Tüm idarecilerin hangi seviye ve kademede görev yapıyor olursa olsunlar, zerre kadar adaletten sapmamaları, haksızlık ve zulme düşmemeleri gerekir. Lügatçılar; “ Ezzulmu, vad’uşşey’i, bi ğayri mevdi’i..”yani; “ Bir şeyi yerine koymamak, hak edenin hakkını vermemek, hakkı sahibine iade etmemektir...” şeklinde tarif ederler.

“İşler ehillerine verilmediği anda, kıyameti bekleyiniz!..” Hadis-i Nebevisi bize işlerin ehline verilmesini emrediyor.

Hz. Osman’ın Ben-i Ümeyyeyi iş ve makam tevziinde tercihi, liyakat değil, karabetin, yani ailevi yakınlık veya başka ilişkilerin ön plana çıkmış olması arkasından adaletsizlik ve ümmet içinde kargaşanın tezahürüne vesile olduğu ifade edilir. Hz. Ömer, niçin adil Ömer olarak tavsif edilir? Çünkü o her şeyi yerli yerine ve ilahi adalet çizgisinin her şeyden daha üstün olduğu gerçeğine göre hareket etmiştir. Burada asla Zinnureyn olan Hz. Osman’ı yermek için değil, bir zaafı, belki bugünlere taşınan hastalığı görmek ve göstermek için bu misali verme gereği duydum.

Öyleyse bugün rical-i devletin nasbında bunlara riayet edilmemesi halinde nelerin olduğunu ve olabileceğini görmemek mümkün mü? Sayısız ve çok üzücü tabloları hemen her siyasi dönemde görüyor olmak bizleri dilhun ediyor!..

Bir makama gelmek veya getirilmek, birilerine yakınlık ve farklı ilişkilere bağlı olmaktan değil, gerçek manada ona layık olmaktan geçmelidir.

Şayet insanların adalet duygusu zedelenirse güven kaybolur. Hiç kimseye güveni olmamak, “umduğumuz dağlara kar yağdı!...” sözünü atalarımıza söyletmişse, kendilerinden çok şey beklenenler, asla bu fıtri duyguyu katletmemelidirler.

Size çok çarpıcı bir örnek vermek isterim.

Ak Partinin kuruluş safhasında, benim akrabam ama bir başka Partide siyaset yapan dostuma partimize katılmasını rica etmiştim. Mevcut partisi ve güya liderine duyduğu sadakati zedelememek için partimize katılmayı düşünmediğini her fırsatta bana ifade eden bu yakınım, o gün de mecliste odama uğramış, kendimce yine davet ve tebliğde bulunmuştum. Yine olumsuz cevap vermişti.

Ankara’dan Samsun’a dönerken Delice mevkiinde yöresel meyvalardan almak için bir serginin başına gittiğini, değişik meyvalardan alıp parasını verdikten sonra oradan ayrılırken paranın üstünü saydığında, gencin onca pazarlığa rağmen meyvaları verdiği gibi, parayı da tamamından fazla olarak iade ettiğini, hatta kendi tabiriyle; “ “uşağum sen bana meyvaları verdikten sonra, verdiğim paranın da fazlasını bana iade ettun. Sen böyle yaparsan iki gün sonra burayı kapatursun!..” demiş.

Delikanlı fazla verdiği parayı ve meyvaların da parasını aldıktan sonra dönmüş ve demiş ki;

“Amca sen Ak Partilimisin?..” o da ; “ ne münasebet, nereden çıkardın bunu?..” deyince, delikanlı cevaben; “ Sen bir başka partili olsaydın bu paranın üstünü de meyvaları da alıp götürür, yerdin. Sen her halde Ak Partili olmalısın?!..” demiş.

O şahıs ( halen hayattadır) beni oradan telefonla aradı ve dedi ki;

“ Musa Hocam, sen beni Ak Partili yapamadun ama, haburda, Delice İlçesinde bir genç delikanlı beni Ak Partili yaptı!..” dedi ve yaşadığı olayı anlattı.

Şimdi tüm Ak Partili kardeşlerimin şakaklarını iki elinin arasına alıp şöyle bir düşünmelerini tavsiye ediyorum. Kuruluş safhamızda bir genç, saf anadolu delikanlısının dahi bize bakışı bu iken, biz bu imajı ne derece koruduk ve o güven, o kanaat hala muhafaza ediliyor mu?

Herkes edindiği servet, makam ve şöhretin ne kadarını Allah için hak ettiğine bir baksın ve kazancının helal ve haramını bir tartsın!.. Ondan sonra niçin ve nedenlere cevap aramaya çalışsın.

23 Haziranda İstanbul özelinden Türkiye geneline dönük hesaplara endekslenen seçimin sonuçlarını biraz da bu adeseden değerlendirmeye çalışalım.

31 mart seçimlerinden önce Sayın Cumhurbaşkanımızın KADIHAN ile TİMUR arasında geçen bir diyaloğu anlatırken; “seni başımıza bela eden bizim amellerimizin bozukluğu, senin başımızdan defolmanın çaresi de amellerimizin düzelmesine bağlıdır!..” dediği gerçeğini günlük hayatımıza ferden ferda uygulamadıkça, başımıza gelen ve gelmesi muhtemel daha büyük felaketlerden kurtulmamız mümkün olmayabilir. Çünkü Nebimiz;

“ Kema tekünü yuvella aleyküm, yani; Nasılsanız öyle idare olunursunuz!..” buyurmaktadır.

İstanbul ve tüm Türkiye, hatta dünya müslümanlarının kurtuluşu bizim amellerimizin, söz ve davranışlarımızın düzelmesi veya bozulmasına bağlıdır. İnanın ki, biz düzelirsek her şey düzelecek. Biz bozulduktan, tefessüh edip ahlaken çöküle geçtikten sonra kurtuluşu beklemek kuru hayalcilikten öteye geçmez, geçemez!

Rabbim bizi istikametten, her gün kırk defa okuduğumuz Fatiha-i Şerifedeki “ ihdina’s-Sıratel müstakim!..” olan, dosdoğru, müstakim yolundan ayırmasın! amin!..

Selam ve dua ile..
 
Etiketler: HAKKIN, YANINDA, VE, ZULMÜN, KARŞISINDA, OLMAK, !,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Haziran 2019
İSTANBUL SEÇİMLERİ İÇİN SON VE ÖNEMLİ UYARI!..
19 Haziran 2019
MURSİ’ YE - MERSİYE!..
27 Mayıs 2019
CİDDİ BİR MUHASEBE NASIL OLMALI ?
21 Mayıs 2019
RAMAZANI İDRAK EDERKEN!..
06 Mayıs 2019
AİLE YAPIMIZA DAİR BİR ANALİZ
02 Mayıs 2019
MORİTANYA’YA SAHİP ÇIKMALI
23 Nisan 2019
GENÇLİK NEREYE?!..
16 Nisan 2019
SİYASETTE SAVRULMAK VE BEDEL ÖDEMEK
09 Nisan 2019
31 MART NASIL OKUNMALI?
29 Mart 2019
BU BİR MİRAC VE PAZAR GÜNÜ HATIRLATMASI VE TEBRİĞİDİR!....
25 Mart 2019
KARDEŞLİĞİMİZ ZARAR GÖRMESİN !..
18 Mart 2019
31 MART 2019 SEÇİMLERİ BİR HESAPLAŞMA MIDIR?
11 Mart 2019
YUHCULARA YUH OLSUN !
04 Mart 2019
SAMSUN YİNE COŞKULUYDU!
24 Şubat 2019
ERBAKAN HOCAMIZI RAHMETLE ANMAK
18 Şubat 2019
AH BU ÖLÜM GERÇEĞİ?
11 Şubat 2019
İNSAN HAYATI BU KADAR MI ÖNEMSİZ ?..
06 Şubat 2019
MAHMUD ESAD COŞAN HOCAMIZA!
04 Şubat 2019
HÜKÜMETİN VE MECLİSİN DİKKATİNE ARZIMDIR!..
28 Ocak 2019
SEÇİMLER NASIL OKUNMALI?
21 Ocak 2019
HAYIRLI OLSUN !..
13 Ocak 2019
SAMSUN NEYE MUHTAÇ ?
06 Ocak 2019
ADAYLAR KESİNLEŞİRKEN
29 Aralık 2018
BU NASIL BİR YILBAŞI?
26 Aralık 2018
İNSAN!
24 Aralık 2018
GÜVENELİM Mİ?..
19 Aralık 2018
MEVLANA
17 Aralık 2018
MEVLANA’YI ANLAMAK
09 Aralık 2018
MÜSLÜMAN UYANIK OL !..
02 Aralık 2018
HAVALAR SOĞURKEN, SİYASET ISINIYOR!..
26 Kasım 2018
“NASILSANIZ ÖYLE İDARE OLUNURSUNUZ!..”
19 Kasım 2018
VELADETÜ'NNEBİ
11 Kasım 2018
TÜM ADAY ADAYLARININ DİKKATİNE!..
03 Kasım 2018
MAHALLİ SEÇİMLERDE KRİTERLER NELER OLMALI?
29 Ekim 2018
HİÇ BİR İHMAL İNSAN HAYATINA MAL OLMAMALI!
21 Ekim 2018
TÜRKİYE ZOR BİR ÜLKE
14 Ekim 2018
SON GELİŞMELER
07 Ekim 2018
MİLLİ EĞİTİMDE SORUNLAR!.
03 Ekim 2018
2018-2019 ÖĞRETİM YILINA BAŞLAMIŞKEN !
26 Eylül 2018
BAŞLARKEN VE BM‘DE GÜR BİR SES !..
Haber Yazılımı