Yazı Detayı
02 Aralık 2018 - Pazar 04:08
 
BOR MADENLERİ NEDİR NE DEĞİLDİR, ÖZELLEŞEBİLİR Mİ ?
Dr. Y. SUHA NİZAMOĞLU
Dr. Y.Suha NİZAMOĞLU Maden Yüksek Mühendisi, Etibank Eski Genel Müdürü
 
 
BOR MADENLERİ NEDİR NE DEĞİLDİR, ÖZELLEŞEBİLİR Mİ ?

Bor madenleri özelleşebilir mi sorusu, zaman zaman, bir çok politikacı, özel sektör patronu, ilgili sivil toplum kuruluşları yöneticileri, madenciler ve hatta halkın bazı kesiminin zihnini meşgul etmiş, neredeyse bir tabu gibi, tartışılmadan bor madenleri özelleşemez, özelleşmemeli, özelleştirilemez gibi cevaplarla gündemden uzaklaştırılmıştır. Bu yazıda yalın olarak bu soruyu, zihinleri aydınlatmak amacıyla, cevaplamaya çalışacağız.

Önce bor madeni nedir ne değildir konusunda ortalama okuyucuyu bilgilendirmek gerekmektedir. Bunu, halen bor madenlerinin sahibi Kamu kuruluşu Eti Maden İşletmelerinin,1992 den önce banka ve diğer metalik madenlerin de sahibi olduğu ve adının da ETİBANK olduğu zamanlarda, o kurumun Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmış biri olarak yapabileceğimi zannediyorum.

Yukarıda bahsettiğim eski görevim nedeniyle, beni tanıyanlardan, çevremden, doğal olarak borlarla ilgili bir çok soruya muhatab oldum. Soruların altındaki gizli soru hep borların Ülkemiz için bir umut olup olmadığı idi. Bor madenleri, yeni deyimle bir çok şehir efsanesi olaylara malzeme olduğu gibi, hidrojen ile çalışacak araçların yakıtı olmasından, uzay teknolojisinin vazgeçilmez maddesi olmasına kadar bir çok spekülasyona da konu olmuştur. Bakalım durum gerçekte nedir.

Dünya bor Madeni Rezervleri

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünce 2012 verileri ile hazırlanmış olan Bor Sektör Raporu’na göre bor madeni Türkiyenin dışında ABD, Sırbistan, Arjantin, Şili, Bolivya, Peru, Kazakistan, Hindistan, Çin, Rusya da çeşitli tönör ve miktarlarda bulunmakta ve işletilmektedir. Yine aynı rapora göre Dünya toplam bor rezervinin 72,5 una Ülkemiz sahiptir. Ülkemizi 7,7 ile Rusya ve 6,2 ile ABD takib etmektedir.

Bu rakamlar Türkiye bor rezervlerinin 4,5 milyar ton, ABD bor rezervlerinin ise 400 milyon ton olduğunu ifade eder. Gayri resmi bilgilere göre rezervlerimiz 8 milyar tonun üzerindedir.

Bizdeki ve ABD deki bor madenleri yüksek tönörlüdür ancak Türkiye bor madeni yatakları ucuz ve temiz işletmeye son derece elverişlidir. Burada bir saptamayı yapabiliriz: kıyasıya bir rekabet ortamında ( özel gümrük ve teşvik tedbirlerinin dışında ) ne rezerv, ne kalite, ne de fiyat olarak hiç bir ülkenin Türk Bor ürünleri ile rekabet etme şansı yoktur.Tabi bu son derece uç bir nokta olup sadece potansiyeli göstermek amacıyla yapılmış bir saptamadır. Gerçekte ABD nin batısında bor madenlerini elinde tutan şirket aynı zamanda ABD nin doğu tarafında cam yünü ve elyafı üretmekte ve bor’u kendi iç kara nakliyesinin çok pahalı olması nedeniyle Türkiyeden almaktadır. Yine cam yünü ve elyafı üreten ABD ve İngiliz şirketlerinin Belçika ve İngiltere fabrikaları Türk bor’ kullanmaktadırlar.

Bor Madeni Ürünleri nelerdir nerelerde kullanılırlar

Bor madeni ilk zamanlarda neredeyse, o zamanki özel sektör üreticileri tarafından, madenden çıktığı gibi ihraç edilmekteydi. Daha sonra killerinden ayırmak amacıyla yıkanarak satılmaya başlandı ve uzun süre böyle devam etti. Devletleştirmeden önce daha temiz bor ürünü için gereken yatırımın yapılamamış olmasının nedenlerini:

- bor madenlerinin, aralarında yabancıların da bulunduğu, birden çok şirketin elinde olması nedeniyle rekabet ortamında çalışmasına,
- dolayısıyla düşük fiyatla ihracat yapılması nedeniyle sermaye birikmemesine, o zamanki Türkiyenin sahip olduğu teknoloji ve yatırım ortamının fakirliğine,
- teknoloji sahibi yabancı şirketlerin teknolojilerini vermeye yanaşmamalarına
- ve nihayet bu saydığımız zorluklara ilaveten kazançlarını yeterli gördüklerini düşündüğüm yerli şirketlerin teknolojik yatırımda ısrara devam etmemelerine bağlayabiliriz.
Yıkanmış veya yoğunlaştırılmış ( konsantre ) bor madenine göre daha temiz ( rafine ) bor madeni ürünleri on molekül sulu bor ( boraks dekahidrat ), beş molekül sulu bor ( boraks pentahidrat ) devletleştirmeden sonra bor madenlerinin sahibi olan Kamu Kuruluşu ETİBANK tarafından uzun uğraşlarla üretilebilmiştir.

Burada bir parantez açarak belirtmeliyim ki bir “iktisadi devlet teşekkülü” olan ETİBANK ve 1992 den itibaren özelleştirmeler sonucu küçültülmüş”Eti Maden İşletmeleri”233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre çalışmak ve madencilik yapmak ile görevlendirilmiştir. Buna rağmen ETİBANK çalışanlarının gayretiyle, benim şahsi yorumuma göre madencilik faaliyeti dışında kabul ettiğim,aslında kimyasal bir bileşik olan, borik asit ve sodyum perborat isimli bor ürünleri de üretilmiştir. Bunlardan birincisi için sülfürik asit ile ikincisi için ise hidrojen peroksit ile kimyasal üretim yapılmaktadır.

Bor madeni tek başına sanayinin bir ürünü olmayıp, üretimlerine katıldıkları ürünlerin reçetelerinde, birbirlerini ikame ederler. Örneğin üleksit, kolemanit konsantreleleri, borik asit birbirlerini ikame ederler ve büyük bir tüketici eğer miktar ve temin açısından güvenli üstelik ucuza verilen konsantre bulduğunda borik asit kullandığı reçetesini memnuniyetle değiştirir. Bu aynı ülkenin bor ürünlerinin fiyatının düşürülmesinin en kolay yoludur. İhracatta bu rekabeti Ülkemiz pomza ve feldspat da yeteri kadar yaşamıştır.

Yine bor madeni ürünleri, ihracatçı kamu kuruluşu tarafından, CİF yani yerine teslim satılmaktadır. Bunun nedeni ise müşterinin FOB fiyatı ile satın alıp aynı pazarda kendisiyle rekabet etmesini önlemektir.

Bu bilgilere göre iki saptama daha yapabiliriz: Ülkemizdeki bor madenciliği ve temel bor ürünleri imalatı, ülke şirketlerinin ihracatta birbirleri ile rekabet etmemeleri için, tek bir şirket tarafından gerçekleştirilmelidir, Eti maden bu nedenle başarılıdır ve halen bor madenlerinin sahibi olan bu kamu kuruluşunun, yasaya göre, ne bor içeren ürünler ne bor uç ürünü üretme gibi bir görevi yoktur, madencilik faaliyeti görevini fazlasıyla ve layıkıyla yerine getirmektedir.

Temel bor madeni ürünleri olarak adlandırdığım ürünler yani borik asit, sodyum perborat, yıkanmış bor madeni, öğütülmüş ( kolemanit ) bor madeni, deka ve penta boratlar, susuz boraks, bor gübresi gibi ürünler yoğunlukla cam yünü, cam elyafı, deterjan, gübre üretimlerinde ve diğer bazı kimyasal (çeşitli ilaçlar gibi )üretimlerde kullanılmaktadır. İlginç bir kullanım alanı olarak da yüksek dayanımlı parçalı zırh plaketleri üretimini belirtebiliriz. Görüldüğü gibi bu tüketim sektörleri içinde şehir efsanelerine konu olan sektörler yoktur. Dolayısı ile bulunduğumuz zaman ve teknolojilere göre uçuk kaçık diye adlandıracağım ve ülkeyi kurtaracak, Türkiyeyi Dünyada tekel yapacak bir bor ürünü yakın gelecekte üretilmeyecektir. Öte yandan bir zamanlar bir sayın politikacının, zannederim sehven ve müteakip sene satacak bor’u nereden bulacağını düşünmeden, borların tamamını bir senede satıp milli geliri kişi başına 37.000 amerikan dolarına çıkarması şeklinde de bir ülke kurtulması ancak mizah konusu olabilir.

Bor madeni bazı ürünlerin, cam yünü cam elyafı gibi, olmazsa olmazı olduğu gibi, bazı ürünlerde de kullanılmaktan vazgeçilebilir bir durum arzeder. Buna örnek çamaşır deterjanında kullanılan sodyum perborattır. Çevre koruma nedenleriyle bu beyazlatıcıdan vazgeçilmektedir. Halbuki Etibank bu ürünü üretmek için hidrojen peroksiti zorlukla ve ürettiğini iç Pazar dışında her istediği yere satmama koşulu ile temin ediyordu. Zira dünyadaki hidrojen peroksit üreticileri aynı zamanda deterjan üreticileriydi.

Son değerlendirmelere göre son saptamayı yapabiliriz: bor madenleri statejik değildir zira en az on kadar ülkede çeşitli miktarlarda bor madeni rezervleri bulunmaktadır. Yani son derece uç, olmazsa olmaz bir kullanımına karşılık çare üretecek zamanı sağlayacak Türkiye dışı bor madeni rezervleri mevcuttur.

Yani örneğin ABD’nin yılda 4 milyon ton bor cevheri işlediğini kabul etsek rezervlerinin ömrü 100 yıldır.

Bor madenleri özelleşebilir mi?

Bu sorunun cevaplanmasına yardımcı olmak için önce Ülkenin bor madeni ürünleri Dünya pazarının 52 sına sahip olduğunu ve bunun getirisinin 1 milyar Amerikan dolarına yaklaştığını belirtelim. İleri ki senelerde pay 75 e çıktığında bu ciro tahminen 1,5 milyar Amerikan dolarını aşacaktır.

Bor madeninin, zamanımızda, kendisinin stratejik olmamasına karşın, rezervi,son derece yüksek olması nedeniyle, stratejiktir. Özelleştirme bu rezervin makul bir miktarı ile tüm tesis ve madenleri tek bir şirket altında toplayarak yapılabilir. Ancak özelleştirilecek şirkete bırakılacak rezervin tükenme süresince öngörülen yıllık net getirinin, net bugün ki değeri üzerinden uluslarası şirket el değiştirme kurallarına göre hesaplanan bedeli ve ödeme koşulları karşılığı, tek şirket yapısını bozmama ve hedefleri tutturma taahhüdü koşuluyla yapılabilir. Kamu rezervin büyük kısmını stratejik rezerv olarak kendine saklamalıdır.Bu tedbir, aynı zamanda, Demoklesin kılıcı görevini görecektir.

Özelleştirmenin, son zamanlarda çok tartışılan ihale ile satma yönteminin dışında, daha güzel ve açık şekli olan borsa yolu ile halka arzile yapılması da tercih edilebilir. Altın hisse oluşturup saklama ile şirket hisselerinin tamamına yakını halka arz edilebilir. Böylelikle hisse yolu ile yönetimi ele geçirme kötü niyeti önlenebilir ve altın hisse sahibi Kamu, yönetimi profesyonellere bırakır. Gerçek profesyonellerin mesleki tanım ve deneyimleri de şirket ana sözleşmesine eklenmelidir.

Eti Maden İşletmeleri halen bor madenciliğini, bir Kamu Kuruluşunun yapabileceği en iyi şekli ile yapmaktadır. Kamu kuruluşu olmanın getirdiği yavaşlık doğal karşılanmalıdır. Bu kuruluşun üzerine, uç ürünler üretmiyor onun için bor gelirlerini artırmıyor safsatası ile, yüklenmek ve bu gerekçe ile bor madenlerinin özelleştirilmesini istemek, samimi olmaktan çok, borların madencilik karına göz dikmektir. Maalesef halen zaten de bu böyledir, bu yazının bir amacı da bunu gözler önüne sermektir.

Zira Bor ürün ve uç ürünleri üretmek için yatırım yapmaya, Türkiyede mevcut yasal çerçevede, herhangi bir engel yoktur. Her isteyen,her özel ve tüzel kişilik, herhangi bir ticari yapı altında, bor madenciliği ürünleri dışında borlu ürünler yani, cam yünü, cam elyafı, bor kimyasalları ve bor uç ürünleri borlu bileşikler üretebilir. Dünya piyasasında rekabet avantajı elde etmek için Eti Maden İşletmelerini kendine uçuz bor satmaya da zorlamadan bu yatırımları gerçekleştirilmelidir. Zaten aksi Dünya ticaretinde bazı rekabet yasalarına takılacaktır.

Öte yandan Boren gibi özel olarak bor araştırmalarına yönelik, Tübitak gibi genel araştırmalara yönelik kuruluşlar bu değerli Ülke varlığı üzerine araştırma bütçeleri ayırarak bor katkılı yeni ürünler geliştirip, alacakları patentleri özel sektör yatırımcılarına sunabilirler.

SONUÇ

Bor madenlerinin özelleştirilmesi bir tabu olmaktan çok bir hesap konusudur. Özelleştirme bedeli, bunca yıldır biriktirilen teknoloji ve pazarlama “ know how “larını da kapsayacak şekilde yüksek olmak zorundadır ve bu hesap açık yapılmalıdır.

Özelleştirmenin getireceği düşük maliyet avantajı, kamu şirketi olmama nedeniyle yenilgenlikten kurtulup, esneklik ve dinamizme kavuşarak daha karlı ve yüksek cirolu özel şirket oluşturmaya karşın, Kamu yani bir hayli yüksek temettü alan Hazine bu gelirden mahrum kalacaktır.

Kanımca terazinin her iki kefesindeki hesaplar, daha net verilerle, çok açık olarak yapılıp karar verilebilir. Ancak karar ne olursa olsun bor madeni rezervlerinin çok büyük bir kısmı ve yürürlükteki 2880 sayılı yasaya göre yeni bulunacak rezervler,stratejik olarak Kamunun uhdesinde kalmalıdır.
 
Etiketler: BOR, MADENLERİ, NEDİR, NE, DEĞİLDİR,, ÖZELLEŞEBİLİR, Mİ, ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı