Yazı Detayı
21 Ocak 2019 - Pazartesi 09:35
 
BÖLGESEL VE KÜRESEL DENKLEMDEKİ KİLİT ÜLKE İRAN
NECMETTİN TÜRKEKUL
Eğitimci - Açı Okulları Kurucusu
 
 


1.648.000 km2 yüzölçümü ve 80.046.000 nüfusu ile ülkemize komşu olan ve Rusyadan sonra en büyük yüzölçümü ile nüfusa sahip olan ikinci ülke. Başkenti Tahran, dili Farsça, dini İslam ve mezhebi Şia olan ülke eski Pers imparatorluğunun da bakiyesidir.

2018 yılındaki GSMH 440 milyar dolar olan ülkede işsizlik 12 ve artmakta, nüfus artış hızı 0,9 düzeyinde. Sanayisi gelişmemiş olan ülkede kalkınmanın motoru petrol ve doğalgaz, tabi onların satışına da batının uyguladığı ambargo engel, ama tek zenginliği bunlar.

Nüfus artışının düşük olması ülke geleceği için ciddi bir problemin işaretçisi olarak görülebilir. Bu durgunluk ve yavaşlayan nüfus artışı ile İran'ın nüfus yapısı "Arap Baharı"nın yaşandığı diğer ülkelerin, "devrim" beklentisinden onu farklılaştırmış. Ülke şu an nüfus yapısı itibariyle “orta yaşlılar sahip ülkeler, sınıfında yer almakta.

Bu durum bir yönüyle, ekonominin ve rejimin istikrarını destekliyor olsa da özellikle İran’ın nükleer silah üretme çabası ve uygulanan ambargo ile oluşan ve biriken sorunları çözmeye yeterli değil.

Hele hele dünyanın kahır ekseriyetinin düşman ve tehdit olarak gördüğü yerde bu önemli bir handikap olarak orta yerde durmakta.

İran’ın bölgesel hakimiyet arayışı ve kendine peykler elde etme isteğinden vazgeçmiyor olması bu nüfus artışı ile pek de mümkün değilmiş gibi görünüyor.

İran’daki durağan nüfus artışıyla bölgesel hakimiyet kurma arzusunu gerçekleştirmesi kendi adına çok zor olsa da bu çabasından vazgeçmeye niyeti yok gibi.

Bölgesel hegomanyayı kurmak için İran kendi halkını değil başkalarının çocuklarını kullanmak arzusunda. Bunun için bölgedeki mezhep ayrımının varlığı amaçlarına ulaşması adına, biçilmiş bir kaftan. İran Mezhepçiliği kullanmaktan ve kendi amaçları için emeksiz sahip olduğu askerlerden asla vazgeçemeyecekmiş gibi davranıyor.

İran için, bölge halkını kendi çıkarları doğrultusunda savaştıracak tesirli bir ideolojik vizyon ortaya koymak hiçte zor olmasa gerek . Bu yüzden Irak ve Suriyedeki mezhepsel yapı İran’ın oyun kurmasını oldukça kolaylaştırmış durumda.

İran'ın bölgedeki stratejisiyle yönetim rejimi arasındaki ilişki oldukça köklü. Bu nedenle İrandaki herhangi bir değişim, bölgedeki bir çok şeyi değiştirecek düzeyde ve batı bunun bilincinde. İşte bu yüzden ambargolar ile Batı, İran’ı istediği çizgiye getirmek amacında. Bunun için ABD’nin İran’a uyguladığı ambargo hem Trump’ın seçmenlerine karşı elini güçlendiriyor hem de İran Devlet erkini memnun ediyor.

Tramp seçimlerde söz verdiği gibi İran’ı sigaya çekiyor, bu da seçmeninin karşısında elini güçlendiriyor. İran Devleti ise ambargo sonucunda halkın ABD’ye karşı kininin artmasını ve halkın hükümete desteğini artıracağını, böylece İran rejiminin başvurması muhtemel ekonomik kemer sıkma politikalarına mazeret olacağını çok iyi biliyor. Böyle olduğundan hem Tramp hem de İran rejimi ambargolardan memnun gibi görünüyor.

Şu kesin ki eğer bir ülke, bura da İran, bölgesel ve küresel bir güç olacaksa nükleer bomba ve silahlar yapmak zorunda ve İran da bunun bilincinde. Tüm baskı ve tehditlere bu nedenle göğüs geriyor.

Batının, başta İsrail ve ABD ikilisinin, amacı ise İran’ın nükleer bir güç olmamasını sağlamak ve mümkün ise İran’ı parçalanmak. Oysa sadece İran’ın değil bu bölgedeki herhangi bir devletin parçalanması başta Türkiye, İran, Rusya ve Çin olmak üzere “doğu bloku ülkelerinin en son isteyeceği şey” diyenler var.

Kanımca bu düşünce de realpolitikte pekte bir gerçekliği sahip değil. Zira Rusya ve Çin hali hazırda askeri rüştlerini ispatlamış durumda değiller. Erken bir doğum çocuğun büyümeden ölmesi anlamına geleceği için bu iki devlet ABD’nin kurduğu oyunları kendilerine en az zarar verecek hale getirmenin peşindeler. İran ve Türkiye için Rusya ve Çin çokta güven veren müttefikler sayılmazlar.

Uzun sözün kısası bu bölgede İngiltere İsrail ve ABD’nin önderliğinde 1980 lerde planlanan ve Yugoslavya’nın parçalanması, ardından da bu bölge ülkelerinin bir çoğunun parçalanacağı ve böylece de bölgeyi pazıllaştırma ile bu pazılı parçalara ayırma oyunu halen devam etmektedir.

Burada pazıllara ayrılmaya direnen iki ülkeden biri İran diğeri ise Türkiye. Türkiye ve İran tüm adımlarını bu bilinç ile atmaya mecburdurlar aksi iki ülke içinde kıyamet anlamına gelir. Yani realpolitik te ikisi birbirine muhtaç kavgalı komşular. Eninde sonunda iki ülke arasında aklıselimde galip gelecektir. Bu da hem bölgeye hem de iki ülkeye huzur getirebilecektir.

Vesselam.
 
Etiketler: BÖLGESEL, VE, KÜRESEL, DENKLEMDEKİ, KİLİT, ÜLKE, İRAN, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
17 Haziran 2019
OKU DEDEN GİBİ OL!
14 Haziran 2019
MEZUN ÖĞRENCİLERE
09 Haziran 2019
PAGAN İNANCI-ATEİZM VE VAHŞİ GELECEK
03 Haziran 2019
ÖZGÜRLÜK
27 Mayıs 2019
GELECEK ÜZERİNE DÜŞÜNMEK
24 Mayıs 2019
YİNE
23 Mayıs 2019
ÇAM KOZALAĞI VE GENÇLİK
16 Mayıs 2019
SEN DEĞİL MİSİN?
13 Mayıs 2019
ALGI HERŞEYDİR!
11 Mayıs 2019
OLMA
06 Mayıs 2019
TERÖRİZM İLE NASIL MÜCADELE EDİLİR?
26 Nisan 2019
HOŞGELDİNİZ
22 Nisan 2019
SENYORAJ HAKKI
18 Nisan 2019
UNUTTUK
15 Nisan 2019
EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÜZERİNE
12 Nisan 2019
Necmettin Kuyucuy’a
08 Nisan 2019
BLOKCHAİN -İŞLEMİN NİKAHI
03 Nisan 2019
AŞKIN ELİNDEN
01 Nisan 2019
DÜŞÜNCE
29 Mart 2019
BATIL BATIYA
25 Mart 2019
DATAİZM
21 Mart 2019
FOBİNİZ İSLAM MI?
18 Mart 2019
ZAFERİ MUAZZAMA ÇANAKKALE
11 Mart 2019
YENİDEN BİZ OLABİLİR MİYİZ?
06 Mart 2019
EY GAFİL
04 Mart 2019
DİKKAT “DA VİNCi” ÇIKABİLİR
28 Şubat 2019
SAKIN UNUTMA
24 Şubat 2019
MUHASEBE
21 Şubat 2019
DİKKAT ET
18 Şubat 2019
ORYANTALİZM
13 Şubat 2019
BUNU BİL
11 Şubat 2019
DİJİTAL DERSHANE Mİ?
06 Şubat 2019
NEDENDİR?
04 Şubat 2019
YENİ SINAV SİSTEMİ
31 Ocak 2019
HATAYA DÜŞME
28 Ocak 2019
TEŞEKKÜRLER ÖĞRETMENİM
23 Ocak 2019
ANAM - BABAM’A ARZ-I HALİM
17 Ocak 2019
ACEP
13 Ocak 2019
FARKINDA MISINIZ! YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR.
09 Ocak 2019
MODERN DÜNYA DERLER NEREDE HANİ?
06 Ocak 2019
SOSYAL VARLIK OLARAK İNSAN
02 Ocak 2019
BİZE KALDI BU VATAN
29 Aralık 2018
DİKEY TARIM NE DEMEK?
26 Aralık 2018
ADEMOĞLU
24 Aralık 2018
AVRUPA KÜLTÜRÜNÜN KAYNAĞI: PAGANİZM
19 Aralık 2018
UZAK OLSUNLAR
16 Aralık 2018
TOPRAK KÜLTÜRÜ
12 Aralık 2018
HAK’IN RIZASI
09 Aralık 2018
YEMEN’İN HALLERİ
06 Aralık 2018
BİZDEKİ HALLER
02 Aralık 2018
VATAN PARÇASI KIBRIS
28 Kasım 2018
EYVAH CİHANDA YANGIN VAR
26 Kasım 2018
YAPAY ZEKA
22 Kasım 2018
AŞK DESTANI
19 Kasım 2018
STANFORD ÜNİVERSİTESİ VE SİLİKON VADİSİ
14 Kasım 2018
ÜÇ GÜNLÜK HİKAYE
11 Kasım 2018
TÜRKLERİN ÇEVREYLE İMTİHANI
08 Kasım 2018
HALİ NİCEDİR
03 Kasım 2018
ATEŞ KÜLTÜRÜ
31 Ekim 2018
DEMİŞLER
28 Ekim 2018
TARİH TEKERRÜR MÜ EDER?
24 Ekim 2018
DÜNYA DEDİĞİN
21 Ekim 2018
KUTULAR VE HAYAT
17 Ekim 2018
OĞUL
14 Ekim 2018
SİGARA VE DUMAN
10 Ekim 2018
NASIL BİR EĞİTİM?
05 Ekim 2018
ALLAHIN’IN SÖZÜ VAR
03 Ekim 2018
NASIL BİR EĞİTİM?
30 Eylül 2018
MERHABA
26 Eylül 2018
ÇİMENTOMUZ DOĞRULUK
Haber Yazılımı