Yazı Detayı
26 Mart 2019 - Salı 00:32
 
BAĞLANMAYA İHTİYAÇ
NİLAY ÖLÇEK
Psikiyatrist - Psikoterapist Dr. Nilay ÖLÇEK 2011 yılından sonra Samsun Ruh Sağlığı Hastanesi’nde çalışmaya başladı. 2018 yılından itibaren özel muayenehane'de psikoterapi ve psikiyatri hizmeti vermeye başladı. Halen Türk Tabipler Birliği, Türkiye Psikiyatri Derneği ve Samsun Psikoterapi Enstitüsü üyesi. Ayrıca 2016 yılından beri Türk Kızılayı Samsun Şubesi yönetim kurulu üyesi.
 
 
Bir şeye ihtiyaç dediğimizde o bir zorunluluk haline gelir, bazen hayatımızı güçleştirebilir. Bağlanma ihtiyacı ise aslında hayatın güçlüklerini azaltan insanı insanlaştıran doğal bir süreç. Bilerek veya bilmeyerek yaptığımız seçimlerde bu ihtiyacın yansımalarını görebiliyoruz.

Aileler içinde sık rastlanan bir durumdan bahsedeceğim şimdi. Evin annesi içeri girer( nedense evin kadını denmez ona evin annesi) eşinin kendilerini (anne ve çocuklar bütün olmuştur) hep ezdiğini , onlara değer vermediğini ,neler neler yaptığını anlatır. Akabinde buraya kiminle geldiniz deyince eşim kapıda yanıtı kafamda birçok imajı canlandırır.

Profesyonel olmanın gereği nötralitemi koruyarak eşi davet ederim. Eş geliyor. Hatalarımı biliyorum diyor. (bu örneği çok veririm Türkiye’de sigara ile en çok savaşan doktor ve öğretmenlerde sigara içme oranı ortalamanın üzerinde saptanmış, yani bir şeyi bilmek ayrı uygulamak apayrı bir olay!!!!) Onu suçlayacağımı düşünerek tedirgin.

(Oysa ki bizler hakim falan değiliz terapist olarak kimseyi suçlamayız)

Bu kişi hata yaptığını biliyor Yalnız doğruyu bulamıyor, kendine yönelik bir gözlemi olmadığından kendine dışarıdan bakamıyor, sonra duygular nereye kaptırırsa olaylar o yöne savruluyor. Son derece düzensiz duyguların olduğu bir ev içinde kendine yer bulmaya çalışan çocuklar da cabası.

Peki şimdi kadın(anne) ve erkek (baba) birlikte odamda. Onlara öncelikle hayatlarındaki en değerli kişileri soruyorum çocuklar , evim(evimden kasıt eşim) annem babam, kardeşim, işte komşum, falanca arkadaşım , ortağım, tanıdık dediği bir grup kişi...sen neredesin ? Diyorum, bilemedim diyor. Cevap bulmaya çalışıyor (terapi odasında sıkça olur benim istediğim bir cevabın olduğunu düşünüp onu bulmaya çalışırlar oysa böyle bir yanıt çoğunlukla yoktur, terapist mevcut durumu ortaya dökmekle yükümlüdür) bir çok çizimler yazılar sonrası görülüyor ki eşlerden erkek olan en çok değer verdiğim dediği ailesine hoyratça davranarak onları uzak tutuyor, diğerleri ise kendisi için o denli değerli değiller zaten ve tüm çabalarını çok da değer vermediği bu ellere yapıyor.

Çok da önem vermediği bu ilişkilere harcadığı emekler bir şekilde iyi geldi mi diyorum” yo, pek değil” . Bağlanmak ihtiyaç hepimiz yaşama bir şekilde bağlanıyoruz ve bunda ilişkilerimiz önemli rolü oynuyor. Yoksa yaşam sadece oksijen alıp karbondioksit vermek değil, yaşama aslında neyle tutunduğumuza , uğruna emek verdiğimiz şeylerin duygusal manada bizim için ne kadar değerli olduğuna iyi karar verelim.

Bu eş gıcık olduğu patrona gösterdiği güler yüzü, kendisi için önemli olmayan insanlara gösterdiği ilgi alakayı evdekilerden esirgemişti. Çünkü bunca zorunlu çaba enerjisini alıyor , el iyisi olurken evdekilere yorgun ve tahammülsüz yüzü kalıyordu. Niyet kötü değil fakat uyguladığı yanlış yöntemin kurbanıydı kendisi de ailesi de.

Unutmayalım bağ kurma ihtiyacımızı uygun şekillerde dönüştürmez isek bu ihtiyaç kendine başka çıkar yollar arar ve burada bağımlılık riski de devreye girer. Hele ki modern çağda insanların birbirine sadece yüzeysel temas ettiğini de hesaba katarsak ilişkilerle karşılanmayan bu ihtiyaç kendini kötü alışkanlıklarla gösterebilir.

Sizi hayata en çok bağlayan ilişkilerinize o ölçüde değer verin. Ölü yatırımlar hayatınızı sizden çalabilir, başkalarının hayatını (Mış gibi bir hayatı) size yaşatır...

Herkese sevdikleriyle huzurlu ve mutlu günler diliyorum.
 
Etiketler: BAĞLANMAYA, İHTİYAÇ,
Yorumlar
Haber Yazılımı