Yazı Detayı
18 Mart 2019 - Pazartesi 14:14
 
31 MART 2019 SEÇİMLERİ BİR HESAPLAŞMA MIDIR?
MUSA UZUNKAYA
Erzurum Atatürk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi İslam Hukuku Bölümü - Arapça, Fransızca, Orta Farsça - İlahiyatçı, Müftü - Diyanet İşleri Başkanlığı Samsun Müftü Muavini, Espiye, Hollanda' da Din Görevlisi, Havza, Akçakoca ve Akçaabat Müftüsü - Adalet ve Kalkınma Partisi Kurucu Üyesi - XX, XXI, XXII nci Dönem Samsun Milletvekili
 
 
Mümkündür ki, bizim hayır gördüğümüzde şer, şer gördüğümüzde de hayır olabilir. Geleceği ve işin en doğrusunu bilen sadece Allah’tır. Bize düşen, O’nun hayat nizamı olarak gönderdiği ahkama gücümüz yettiği nisbette sarılıp, geleceği ve ufkumuzu bu pencereden değerlendirmektir.

Adese ve hayatımızı tanzim için adres malüm olduğuna göre, kendimiz ve ülkemizin geleceğini bu çerçevede sorgulamak ve konumlandırmak zorunda kalırız.

Normal bir gözlük ve düz bir mantıkla bakılınca, 31- mart mahalli seçimleri bugüne kadar onlarca kez yapılan sıradan yerel seçimlerden birisi olarak algılanabilir. İşin aslına bakarsanız olay bunun tam zıttına çok farklı bir mahiyette gelişmekte, ulusal ve uluslararası bir kısım çevre ve güç odakları, bu seçimlerin sıradan bir yerel seçim olmadığını, olamayacağını, sonuçlarının Türkiye’nin kaderiyle çok yakın ilişkileri olduğunu gizlemek şöyle dursun, ülke aleyhinde sonuçlanmasının kendileri için de önemini gizli ve açık mahfillerde ifade etmektedirler.

Her seçimin olduğu gibi, bu seçimlerin de kaybeden ve kazananları olacaktır. Diliyor ve temenni ediyoruz ki, kazanan aziz milletimiz, ülkemiz ve alem-i İslam, kaybeden de tüm değerlerimize içerde ve dışarda düşman olanlar, gizli hesap ve planları bulunanlar olsun.

Analizimizi biraz daha net ve açık olarak ortaya koyarsak, başkanlık sistemi ülkemiz seçmenini siyasal çerçevede iki eksende bir araya getirmek zorunda kalmıştır. Bu yeni sistemin tabiatı gereğidir. Başkan ve milletvekili seçimleri; 50+1’ denecek bir sonuca ülkeyi icbar ediyorsa, bu yapılanma mahalli seçimler için de siyasal partiler arasındaki yakınlaşmayı korumaya icbar edecektir. Bu durum sistem açısından kaçınılmaz bir sonuçtur. Sistemin böyle olmasını arzu edenler hiç şüphesiz böyle bir sonucun da doğabileceğini kabullenmek durumundadırlar.

Burada önemli olan kimin kimlerle yan yana ve kol kola olduğunu görmektir. Esasen bunu milletin, maşeri vicdanın doğru görüp ve mantıklı okumasıdır.

Yeni sistem ızdırari değil, ihtiyari olarak benimsenmiş, mevcut iktidar, başta yaşanan darbe ve anti demokratik baskılar, zulüm, haksızlık ve kanunsuzlukların önüne geçilebilmesi için, parlamenter sistemden, başkanlık sistemine yapılan referandum sonucu geçişi sağlamıştır. Doğrudur, fil hakika yapılan da doğru olabilir ancak, her doğru ve güzelin bazı bedelleri de olacaktır. Şimdi o bedel iki kutuplu dünya gibi, iki kutuplu bir ülke yapısına gebe bir istikamete yönelmiştir. Yani ABD örneğinden hareket edecek olursak, orada nasıl Demokratlar ve Cumhuriyetçiler diye iki partili bir yapı söz konusu olmuş ve yıllarca sistemleri böyle işliyorsa, biz de de bu yeni düzen isteseniz de istemeseniz de o noktaya doğru yönelmektedir ve bu kaçınılması imkansız bir yoldur.

O zaman akla gelen ve vicdanları muhatap alacak olan soru şu olacaktır; Türkiye’deki seçimler sadece Türkiye ve bölge insanını mı yoksa, coğrafyamıza çeşitli saiklerle ilgi duyan tüm ülkeleri ve özellikle emperyal güçleri de mi ilgilendirmektedir? Elbette bu sualin cevabı net ve açıktır. Tüm seçimlerde olduğu gibi, bu seçimde de ülkemiz üzerinde derin hesapları olanlar leş kargası gibi bir şeylere saldırmanın peşindedir.

Milli mücadelemiz ve yeniden varoluşumuz için bir milat olarak kabul edilen 1919’un 100. yılında, yani;2019 senesinde bizi diz çöktürmek, hatta dün Osmanlıyı, bugün de onun bakiyyesi olan Cumhuriyet Türkiye’mizi paylaşmanın hesapları en acımasız bir şekilde yapılmakta, seçim sonuçlarına ayar vermeye çalışılmaktadır. Onun içindir ki, ülkemimizin bir bölgesine Kürdistan ( BÜYÜK İSRAİL), bir bölgesine Ermenistan, bir bölgesine de megola idea’nın sönmeyen HELEN ATEŞİ tutuşturulmak istenmektedir.

Osmanlının yok olmasını sağlayan güçler, hiç ara vermeksizin, Türkiye’nin de yok olması için var güçleriyle gayret etmektedirler. Hem de bir veya birden fazla kendi adlarına artılarıyla.

Nedir o? Osmanlı yıkılmaya çalışılırken henüz bir İsrail, yani yahudi devleti, ortadoğuyu kurulduğu gündenberi ateş çemberine alan ve bir barut fıçısı haline getiren Siyonist bir güç yok, devlet olma çabası vardı.. Şimdi karşımızda tüm aktör ve dünyanın süper güçlerini kendi maşası gibi kullanan bir İsrail ve onun hesapları var...

O zaman sağduyu ve akl-ı selim neyi gerektirir sorusuna cevap arayalım:

İmam-ı Şafi’den menkul, “devr-i fitende dostlarımızı seçmekte zorluk çekersek ne yapmak gerekir?..” sualine; “ düşmanlarınızın oklarının kimi hedef aldığına bakın, dostunuzu o zaman tanırsınız!..” diyor.

Şimdi bu seçimde sandığa giderken aziz milletimizin tüm fertlerinin bakması gereken nedir, kim düşman ve kim dost ayırmakta zorluk çekiyorsa şöyle bir baksın ve şu soruları vicdanıyla baş başa kalarak cevaplandırsın.

1-) Bu seçimlerde AK PARTİ VE CUMHUR İTTİFAKI kaybetsin sonucunu kimler istiyor?

a-) Millet-i Sadıka iken, Osmanlıya ihanet eden, dış düşmanlarla işbirliği yaparak bizi içimizden hançerleyen, İmparatorluğun ömrünün kısalması ve Sultan Abdülhamit’e suikast ihanetinin yapılmasının baş aktörü ve yetmişlerin sonunda onlarca diplomatımızı şehid eden ERMENİ ASALA örgütü ve bugün hala diyasporasıyla ABD’de aleyhimize her türlü karar ve yaptırımın öncüsü ERMENİ’ler.

b-) Elli yıldır bu ülke evlatlarının kanını akıtan, yine ermenilerin kontrolünde kurdurulup, kullandıkları zavallı kürt ayrılıkçıların eline bir bomba gibi teslim edilen PKK ve onun parlamentodaki temsilcisi, bugün CHP’nin ortağı olan HDP ile dağdaki eşkıyası, Kandil’deki Karayılan ve akrepleri...

c-) Ortadoğunun atanmış, ABD ve dış güçlerin uşağı olan bir kısım kral, emir ve sultanlar. Yani kendi ülkelerinde seçilerek değil eyalet valisi gibi atanan zavallı yöneticiler.

d-) coğrafyamızın katili, bizde bugün akan kanların müsebbibi, BÜYÜK İSRAİL ( Arz-ı Mev’ud ) hayallerinin peşinde koşan siyonist İsrail.

e) Pensilvanya’daki vatan haini ve onun Türkiye dahil, bir çok ülkede bulunan gizli-açık alçak yandaş ve satılmışları.

f-) Bir türlü emirlerine boyun bükmediği, BM ve hemen her yerdeki uluslararası toplantıda, GÜVENLİK KONSEYİ’nin beş daimi üyesini kastederek; “ Dünya beşten büyüktür!” demek suretiyle karşısına aldığı daimi üye olan ülkeler.

O zaman, akl-ı selim olan insanımız tüm eksik, hata, yanlış ve çok basit hesap ve dedi koduları bir tarafa bırakıp, Cumhur İttifakının yanında yer alması gerekmez mi?

İşte bu gerçekleri görüp de hala bu seçim sonuçları için “ Beka sorunu yok!” demekle, “ biz PYD ve YPG’yi terör örgütü olarak görmüyoruz !..” sözlerinin ne kadar örtüşünü daha iyi anlarız. PKK’yı dahi, terör örgütü olarak görmeyecek bir ittifakın içinde olanların gerçek yüzü ayan-beyan ortadayken hala gaflet gayyasında boğulanlara Allah hidayet versin demekten başka ne söylenebilir ki?..

Akıl ve vicdan sahibi her vatandaşın, bu ülkenin birlik ve bekası için dua eden her bir seçmenin şuna dikkat etmesi gerekir;

Ben kullandığım veya kızgınlığım nedeniyle kullanmadığım oyumla kimleri sevindirecek veya kimleri üzeceğim.

Ak Parti ve Cumhur İttifakına oy vermemekle, başta dün YENİZELANDA’da müslümanları kurşuna dizen ve senin başkanının katline ferman( !) veren alçak katil olmak üzere tüm millet düşmanlarını mı sevindirecek veya aksine Recep Tayyip Erdoğan, partisi ve Cumhur İttifakını destekleyerek düşmanlarını mı üzeceksin? Karar senindir.

Bu vesileyle Yenizelanda’da şehit edilen kardeşlerimize rahmet, yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum.

Katilleri, onları teşvik ve tahrik edenleri, Hıristiyan Terörizminin arkasında duranları, İslama fobi’yi durmadan körükleyenleri lanetliyor, kahhar olanın kahrına ve helakına havale ediyorum.

Bundan tam 104- yıl evvel hemen her köy ve her haneden bir şehidin kanıyla sulanıp “ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!..” diyerek canlarını sebil eden yüzbinlerce şehidimizi rahmet, minnet ve şükranla yadediyor,

Bu aziz milleti, yeni çanakkale destanları yazdırmaya icbar edecek hiç bir acı günün yaşanmaması için 82- milyonluk vatan evladı ve iki milyarlık alem-i İslama basiret, feraset ve yeniden diriliş şuuru diliyorum.

Rabbim! Hakkı hak bilip ona ittiba, batılı batıl görüp ondan da içtinap etmeyi hepimize nasip eylesin.

ÇANAKKALE GEÇİLMEZ!..

Nasıl bürünürmüş bak,ete-kemiğe iman…
Bunu Çanakkale’de seyretti bütün cihan!…

Birleşti ehl-i salip,tüm debdebe,saltanat,
Böyle savaş görmedi,var olalı kainat!...

Düvel-i Muazzama topu-tankı,uçağı,
Yunanı,İngiliz’i,düşmanın en alçağı…

Yeni Zelanda,Anzak, ne varsa Hindu,yamyam,
Saldırıyordu düşman,boğaza dört bir yandan…

Taarruzlar İslam’a,denizden ve karadan,
Tevhidin ordusunu koruyordu Yaratan!...

Ne silah,ne mühimmat, düşmanın gücüne denk,
Aç ve silahsız asker yapıyor böyle bir cenk!...

Çanakkale bir ruhtur,Çanakkale bir destan,
Çanakkale vahdetin,tesis edildiği an!…

Türk’ü, kürdü,çerkezi, gürcü, arabı, lazı,
Kaydettiler tarihe, silinmez altın yazı!…

Döşedi mayınları;Nusret Mayın Gemisi,
Bir kuş kadar hafifti, koca bir top mermisi…

İki yüz elli kilo,Seyit Onbaşı için,
Hafif bir yük demekti, bu büyük zafer için…

İmanla birleşince bedenindeki kuvvet,
Yetişiyor imdada, ilahi yardım-nusret!...

Aylar süren savaştan,aç bi ilaç bir ordu,
Adeta devleşiyor,dünyayı yeniyordu…

Mağlüp oldu,çekildi,dize gelmişti düşman,
Birinde imkan-silah, diğerinde de iman!...

İki yüz elli bindir, Çanakkale’de şehid!..
Her biri bir mücahid, hepsi Onbaşı Seyit!..

Genç kınalı kuzular,talebe,tıbbıyeli,
Şimdi orda yatıyor,hepsi Çanakkale’li!...

‘Çanakkale Geçilmez!...’diyen kahraman asker,
Şüheda-i Bedir’le, Peygamber seni bekler!...
 
Etiketler: 31, MART, 2019, SEÇİMLERİ, BİR, HESAPLAŞMA, MIDIR?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Haziran 2019
İSTANBUL SEÇİMLERİ İÇİN SON VE ÖNEMLİ UYARI!..
19 Haziran 2019
MURSİ’ YE - MERSİYE!..
27 Mayıs 2019
CİDDİ BİR MUHASEBE NASIL OLMALI ?
21 Mayıs 2019
RAMAZANI İDRAK EDERKEN!..
13 Mayıs 2019
HAKKIN YANINDA VE ZULMÜN KARŞISINDA OLMAK !
06 Mayıs 2019
AİLE YAPIMIZA DAİR BİR ANALİZ
02 Mayıs 2019
MORİTANYA’YA SAHİP ÇIKMALI
23 Nisan 2019
GENÇLİK NEREYE?!..
16 Nisan 2019
SİYASETTE SAVRULMAK VE BEDEL ÖDEMEK
09 Nisan 2019
31 MART NASIL OKUNMALI?
29 Mart 2019
BU BİR MİRAC VE PAZAR GÜNÜ HATIRLATMASI VE TEBRİĞİDİR!....
25 Mart 2019
KARDEŞLİĞİMİZ ZARAR GÖRMESİN !..
11 Mart 2019
YUHCULARA YUH OLSUN !
04 Mart 2019
SAMSUN YİNE COŞKULUYDU!
24 Şubat 2019
ERBAKAN HOCAMIZI RAHMETLE ANMAK
18 Şubat 2019
AH BU ÖLÜM GERÇEĞİ?
11 Şubat 2019
İNSAN HAYATI BU KADAR MI ÖNEMSİZ ?..
06 Şubat 2019
MAHMUD ESAD COŞAN HOCAMIZA!
04 Şubat 2019
HÜKÜMETİN VE MECLİSİN DİKKATİNE ARZIMDIR!..
28 Ocak 2019
SEÇİMLER NASIL OKUNMALI?
21 Ocak 2019
HAYIRLI OLSUN !..
13 Ocak 2019
SAMSUN NEYE MUHTAÇ ?
06 Ocak 2019
ADAYLAR KESİNLEŞİRKEN
29 Aralık 2018
BU NASIL BİR YILBAŞI?
26 Aralık 2018
İNSAN!
24 Aralık 2018
GÜVENELİM Mİ?..
19 Aralık 2018
MEVLANA
17 Aralık 2018
MEVLANA’YI ANLAMAK
09 Aralık 2018
MÜSLÜMAN UYANIK OL !..
02 Aralık 2018
HAVALAR SOĞURKEN, SİYASET ISINIYOR!..
26 Kasım 2018
“NASILSANIZ ÖYLE İDARE OLUNURSUNUZ!..”
19 Kasım 2018
VELADETÜ'NNEBİ
11 Kasım 2018
TÜM ADAY ADAYLARININ DİKKATİNE!..
03 Kasım 2018
MAHALLİ SEÇİMLERDE KRİTERLER NELER OLMALI?
29 Ekim 2018
HİÇ BİR İHMAL İNSAN HAYATINA MAL OLMAMALI!
21 Ekim 2018
TÜRKİYE ZOR BİR ÜLKE
14 Ekim 2018
SON GELİŞMELER
07 Ekim 2018
MİLLİ EĞİTİMDE SORUNLAR!.
03 Ekim 2018
2018-2019 ÖĞRETİM YILINA BAŞLAMIŞKEN !
26 Eylül 2018
BAŞLARKEN VE BM‘DE GÜR BİR SES !..
/div>
Haber Yazılımı